menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürt Tarihi

7 1
02.02.2026

Bilgi, kümülatif bir şekilde oluşur. Klasik dönemlerde, bilgi birikimi şifahi bir biçimde sağlanmıştır. Ancak modern dönemde bu, akademik araştırmalarla, kaynaklara dayanarak, bir diğer deyişle daha sahih kaynak ve delillere ulaşarak sağlanır. Ve elbette bir “inkar kültürünüz” varsa, şifahi anlatım da belgelere dayalı anlatım da size bir anlam ifade etmez. Dolayısıyla “Kürtler yok, tarihte Kürt yok, Kürtçe yok” şeklinde inkara dayalı safsatalara karşı yapılabilecek bir şey yok, bu nedenle Kürtler, Kürt tarihi, Kürtçe üzerine akademik düzeyde gösterilen çabanın herhangi bir yok sayıcılığa, inkarcılığa karşı ispatlama çabası olmadığını, ilmi ve değerli bir çaba olduğunu en baştan belirtmek gerek.

Türkiye’de Kürtlerin millet olarak, Kürtçe’nin bir dil olarak varlığının inkarı yeni bir konu değil, resmi asimilasyon politikaları, ideolojik tarih anlatımı ile desteklenerek maalesef rutin hale getirildi. Ve buna televizyondan sosyal medyaya, akademiden otobüs durağına kadar birçok yerde şahit olduğunuz için, yani birçok kişi üzerinize “Kürt yok, Kürtçe yok” şeklindeki safsataları boca ettiği için devam eden bu inkarcılığa daha ciddi bir biçimde bakma gereği doğuyor. Keşke doğmasaydı…

Kürtlerin tarihi konusunda birçok farklı görüş olmakla birlikte, çok sayıda kaynak Kürtlerin ve Kürtçe’nin varlığını tarihi araştırmalar ile ortaya koyuyor. Hatta o kadar çok tarihi varlık kaynağı var ki, bu kaynaklardaki bilgilerin sadece birer cümlesini alsanız sayfalar dolusu bir külliyat oluşur. Bu nedenle çok çok çok özet olarak Kürt tarihine dair birkaç nokta atışı bilgi ile değinilebilir aksi durum haftalarca çalışma gerektirebilir. Elbette bu kadar fazla kaynağı ve bilgiyi yok saymak da bir o kadar büyük inkar olarak karşınıza çıkar.

Kürtlerin Kökenleri: Milat’tan önce Kürtler

“Kürtler’in menşei konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Anayurtlarının Zağros dağları olduğu bilinen Kürtler etnik kökenden ziyade tarih ve dil yakınlığı itibariyle İranî kavimlerle akraba gösterilir. Hatta Türkler ile akraba olduklarını söyleyen görüşler de var. Kürtler’in Arap aslından geldiğine dair rivayetler varsa da bunlara pek itibar edilmemiştir. Ayrıca Kürtler’in menşeine dair çeşitli mitolojik rivayetler de bulunmaktadır. Ksenofon’un (MÖ. IV.) Kardukhoi, Strabo’nun Gordyaei ve Ortaçağ Ermeni müelliflerinden Hayton’un Cordins diye adlandırdıkları, ayrıca Antikçağ kaynaklarında İrmîniye bölgesinde yaşadıkları ve Gordyene adıyla anıldıkları kaydedilen topluluklar (Karduklar) bazı modern dönem araştırmacıları tarafından Kürtler’le ilişkilendirilmiştir. Bazı araştırmacılar Kürtler’i Van gölünün batısında yaşamış olan Cyrtii (Kırtiler) ile ilişkilendirirken bazıları da Medler’i Kürtler’in ikinci tabakadan ataları olarak değerlendirirler.” (Prof. Dr. Mehmet Akbaş. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi)

Kürtlerin kökeni ile ilgili birçok araştırma mevcut, buna göre Kürtleri Hz. Nuh dönemine kadar götürmek mümkün olmakla birlikte, “Antik dönemin yazılı kaynaklarının erken dönem tarihçisi Miletli Hekataios, (M.Ö. 550–476) Karduklarla Gordilerin aynı topluluklar olabileceğini söyler. Keldani Rahip Berossus Babil Tarihi kitabında (M.Ö 278) Hz. Nuh’un Gemisi’nin konduğu yer olarak Cordyenian Dağları’na atıfta bulunarak Cudi Dağı için “Gordioların Dağı” ismini verir. M.Ö 1. yüzyılın Coğrafyacısı Stoba, burada ikamet etmekte olan insanlar,........

© Elips Haber