menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çok kutuplu dünyada ekonomik bağımsızlık sınavı

59 0
07.09.2026

Çok kutuplu dünya düzeni Türkiye’nin önüne yeni bir sınav koyuyor. ABD’nin Golden Global Bank’a yönelik yaptırım kararı, Ankara’nın dış politikada hareket alanını genişletme çabası ile küresel finans sistemine olan bağımlılığı arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin stratejik özerkliğini güçlendirebilmesi için ekonomik ve finansal bağımsızlığını da sağlamlaştırması gerekiyor.

  Bu yeni dönemin en önemli özelliklerinden biri de şu: Siyasi ve askeri güç dağılımı değişirken, küresel finans sistemi aynı hızla değişmiyor. Stratejik özerklik yalnızca askeri kapasiteyle sağlanabilecek bir hedef değil. Batı ile bağlarını korurken Asya ve Avrasya ile ilişkilerini geliştirmeye çalışan Türkiye, stratejik özerkliğini ancak güçlü bir ekonomi, güvenilir bir finans sistemi ve sağlam bir hukuk düzeniyle sürdürebilecek.

            Dünya siyasetinde güç dengeleri yeniden şekillenirken, Türkiye açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri ekonomik bağımsızlık olacak gibi duruyor.

Soğuk Savaş sonrasında uzun süre tek merkezli bir uluslararası sistemin ağırlığı hissedildi. Bugün ise ABD ve Avrupa’nın yanı sıra Çin, Rusya, Hindistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi aktörlerin giderek daha fazla ağırlık kazandığı, ancak henüz kurumsallaşmış birçok kutuplu düzenin ortaya çıkmadığı bir dönemden geçiliyor.

Bu yeni dönemin en önemli özelliklerinden biri de şu: Siyasi ve askeri güç dağılımı değişirken, küresel finans sistemi aynı hızla değişmiyor.

 ABD Hazinesi’nin Türk bankasına yaptırım kararı

Nitekim yeni dönemde Türkiye'nin de dış politikasında "daha özerk" hareket etmeye çalışırken, ekonomik olarak "zincirlerle bağlı" bir imaj çizdiğini söylemek yanlış olmaz.

ABD Hazine Bakanlığı’nın 4 Eylül’de Türkiye merkezli Golden Global Yatırım Bankası ile iki iştirakini İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü adına finansal işlemlere aracılık ettikleri gerekçesiyle yaptırım listesine almasını bu açıdan okumak mümkün.

ABD'nin yaptırım kararı, Türkiye’nin küresel finans sistemi içerisindeki konumunun ve dış politika tercihleriyle ekonomik ilişkiler arasındaki hassas dengenin önemini yeniden ortaya koyar nitelikte.

 Büyükelçi Barrack’ın açıklamasının şifreleri

Bu açıdan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Amerikan Hazinesi'nin Golden Global yatırım bankası ve iştiraklerine yönelik yaptırım kararı sonrasında yaptığı açıklamasını dikkatle okumakta fayda var;

Barrack açıklamada kararın Türkiye’ye ve Türk bankacılık sisteminin geneline yönelik olmadığını, belirli bir finans kuruluşunun faaliyetleri ile sınırlı olduğunu çok açık ifadelerle vurguladı. Ayrıca, Washington yönetimi ile Türk makamları arasında süreç boyunca doğrudan ve sürekli temas bulunduğuna da dikkat çekti. Yani bir anlamda, "yaptırımı Türk makamlarının bilgisi doğrultusunda aldık" mesajı verdi.

Barrack’ın açıklamasındaki bu yatıştırıcı dilin bir başka açıdan da önemi var. Kararın Türkiye’ye, Türk bankacılık sistemine ya da iki........

© Ekonomim