menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üretim, lojistik ve ‘bölgesel etki merkezi’ potansiyeli Türkiye’nin elini güçlendiriyor

55 0
30.09.2026

DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) davetiyle gittiğim New York’ta, “19. Türkiye Yatırım Konferansı”nı birlikte organize ettikleri Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter’le sohbet ettik, 3 günlük organizasyonu değerlendirdik.

Emre Karter, söze şu değerlendirmeyle girdi:

-          TAİK ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “19. Türkiye Yatırım Konferansı” son derece verimli geçti. Hem doğrudan yatırımları değerlendiren uzun vadeli yatırımcılarla hem de Türkiye’ye portföy yatırımı yapanlarla bir araya gelme fırsatımız oldu.

Yatırımcılarla bu tür doğrudan temasların önemine değindi:

-          Türkiye’yi dışarıdan takip eden bir yatırımcının burada olup şirketlerle, kamu tarafıyla, finans sektörüyle ve diğer piyasa katılımcılarıyla bir araya gelmesi, gelişmeleri yerinde değerlendirme imkanı sağlıyor.

Önceki hafta İstanbul’da yurt dışından yatırımcılarla benzer toplantı gerçekleştirdiklerini kaydetti:

-          Bu tür buluşmaların düzenli olarak yapılması, Türkiye ile uluslararası yatırımcılar arasındaki bilgi akışının ve diyalogun güçlenmesi açısından son derece faydalı.

Citi’nin dünyanın çok geniş coğrafyasında faaliyet gösterdiklerini anımsattı:

-          Dolayısıyla farklı pazarlarda ve farklı coğrafyalarda yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmeleri, bunların şirketlerin yatırım ve ticaret kararlarına nasıl yansıdığını yakından gözleme imkanımız oluyor.

Bu küresel perspektifin Türkiye açısından önemli olduğunu kaydetti:

-          Farklı pazarlardaki gelişmelerin Türkiye’nin ticaret, tedarik zincirleri ve yatırım açısından konumunu nasıl etkileyebileceğini birlikte değerlendirebiliyoruz.

Türkiye’deki gelişmeleri de uluslararası yatırımcılarla konuşurken daha geniş bir küresel çerçevede ele almanın mümkün olduğuna dikkat çekti:

-          İçinde bulunduğumuz küresel konjonktürde Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ve ekonomik bağlantılarının da ayrı bir önem taşıdığını görüyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin, küresel ticaretin ve tedarik zincirlerinin ne kadar dinamik hale geldiğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı:

-          Şirketler ve ülkeler tedarik zincirlerini ve ticaret rotalarını daha fazla çeşitlendirmeye, alternatif güzergahlar oluşturmaya çalışıyor.

Emre Karter, bu noktada Türkiye’nin önemli avantajları olduğunun altını çizdi:

-          Türkiye’nin konumunu artık sadece “Doğu ile Batı arasında bir köprü” şeklinde tarif etmenin olmadığını düşünüyorum.

Türkiye’nin önemli bir üretim merkezi, lojistik merkezi ve bölgesel etki merkezi özelliklerini bir arada taşıyan potansiyeliyle öne çıktığını irdeledi:

-          Güçlü üretim yapısı, lojistik imkanları, nitelikli insan kaynağı ve Avrupa, Asya ve Ortadoğu’ya erişimi, küresel tedarik zincirlerinin........

© Ekonomim