Şapkadan çıkan tavşan mı, akılcı bir teşvik mi?
Merkez Bankası, sıkı para politikasının ihracatçılar üzerindeki baskısını azaltmak için yeni bir araç devreye aldı. Dünyada benzerleri bulunan uygulama, tüm sorunları çözecek bir formül değil; ancak Türkiye modeli, kullandığı teşvik mekanizmasıyla birçok ülkeden ayrışıyor.
Merkez bankacılığı biraz da sihirbazlığa benzer. Seyirci son anda şapkadan çıkan tavşana bakar; oysa asıl maharet, gösteri başlamadan önce yapılan hazırlıklardadır.
Döviz dönüşüm desteği de bir tür şapkadan çıkarılan tavşandı. Ama geçmişte çıkarılan Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve Dövize Çevirilebilir Mevduat (DÇM) gibi tavşanlardan farklıydı.
Döviz dönüşüm desteği, dezenflasyon programının doğal sonucu olarak TL’de oluşacak reel değerlenmeden olumsuz etkilenen ihracatçıları kısmen de olsa rahatlatmaya yönelik bir adımdı. Merkez Bankası, sıkı para politikasıyla enflasyonu düşürmeye çalışırken, aynı politikanın ihracatçılar üzerinde yarattığı baskıyı hafifletecek yeni bir aracı devreye aldı.
Ancak bu araç ne ekonominin bütün sorunlarını çözecek sihirli bir değnek ne de dünyada eşi benzeri görülmemiş bir uygulama. Benzer örnekler başka ülkelerde de var. Fakat Türkiye’nin geliştirdiği model, kullandığı teşvik mekanizması bakımından birçok ülkeden ayrılıyor.
Dezenflasyonun yan etkisini hafifletme arayışı
Döviz dönüşüm desteğinde değişiklik yapılmasına ilişkin reel sektörden bir süredir farklı talepler geliyordu. Mesela, hazır giyim sektörünün ithal girdi kullanımının çok düşük olduğuna dikkat çeken sektör yetkilileri, destek oranının ihracata konu ürünün ithal girdi kullanım oranına göre farklılaştırılmasını istiyorlardı.
TCMB, geçen hafta, yurt dışı kaynaklı dövizlerin TL’ye dönüşümüne verdiği yüzde 3’lük desteği 31 Ocak 2027’ye kadar uzattı. Bununla da yetinmedi.........
