menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göbeklitepe'den Arslantepe'ye turizmde yeni bir rota

19 0
28.07.2026

Türkiye turizmde önemli bir başarı hikayesi yazdı. Deniz, kum ve güneş ekseninde büyüyen sektör, Türkiye’yi dünyanın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri haline getirdi. Ancak dünya turizminde rekabet giderek kızışıyor. Akdeniz ülkeleri yatırımlarını yeniliyor. Mısır, Suudi Arabistan ve Dubai büyük ölçekli projelerle geliyor. Turistin beklentisi de değişiyor.

Artık yalnızca deniz kenarında tatil yapmak istemeyen, seyahatini bir deneyim etrafında kurgulayan milyonlarca insan var.

Daha önce de yazdığım gibi, Türkiye’nin turizmde yeni bir hamleye ihtiyacı bulunuyor. Bu hamle yalnızca yeni oteller ve yatak kapasitesi anlamına gelmemeli. Turizmi çeşitlendirecek yeni temalar ve yeni destinasyonlar oluşturmak gerekiyor.

Kongre, sağlık, wellness, müzik, kültür ve gastronomi turizmi bu nedenle önemli. Çünkü bu alanlarda seyahat eden ziyaretçi, yalnızca geceleme sayısını değil, kişi başına turizm gelirini de artırıyor.

İşte Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun önemli bir bölümü, bu yeni turizm anlayışı açısından olağanüstü bir potansiyele sahip.

Arslantepe'yi gördünüz mü?

Geçen hafta Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin davetlisi olarak Vahap Munyar ile birlikte 28. Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’na katılmak üzere Malatya’daydık. Festivali izledik, iş dünyasının temsilcileriyle görüştük, Malatya’nın lezzetlerini tattık. Battalgazi’deki Arslantepe Höyüğü gezinin beni en çok etkileyen durağıydı.

Yaklaşık 6 bin yıllık geçmişe sahip Arslantepe, yalnızca Malatya’nın değil, insanlık tarihinin en önemli merkezlerinden biri. MÖ 3300-3000 yılları arasında burada kurulan saray kompleksi, dünyanın bilinen en eski kerpiç saraylarından biri. Bulunan mühürler ve idari araçlar ise insanlığın yerleşik hayata geçişten sonra üretimi, kaynakları ve toplumsal hayatı yönetmek üzere nasıl bir bürokratik düzen kurmaya başladığını gösteriyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış böyle bir alanın bugün hâlâ hak ettiği ölçüde bilinmemesi, doğrusu üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Çünkü Arslantepe’nin en büyük potansiyeli yalnızca kendi ziyaretçi sayısını artırmak değil. Onu, bölgedeki diğer tarihi alanlar ve........

© Ekonomim