menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fed frene basarsa dünya ne yapacak?

26 0
17.09.2026

Sadece Fed değil diğer merkez bankalarından da sıkılaşama adımları geliyor. Avrupa Merkez Bankası geçen hafta faiz artırmıştı. Japonya Merkez Bankası’nın da cuma günü sona erecek iki günlük toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1,25’e yükseltmesi bekleniyor. Böylece Japonya’da faizler 30 yılın zirvesine çıkmış olacak.

 Bu yazı yazıldığında henüz belli olmamıştı ama Çarşamba gecesi ABD Merkez Bankası’nın faiz kararını öğrendik. Siz yazıyı okuduğunuz sırada Fed toplantısının sonucu belli olmuş olacak. Eğer beklendiği gibi politika faizi 25 baz puan artırıldıysa, ilk bakışta ortada çok büyük bir değişiklik yok. Bir çeyrek puanlık artış hepsi o kadar. Finans piyasalarının alışık olduğu türden küçük bir adım. Ama bazen küçük bir faiz hareketi, dünyanın geri kalanında büyük dalgalar yaratabilir. 

Çünkü söz konusu olan yalnızca ABD’nin faiz oranı değil. Doların fiyatını, küresel sermayenin yönünü, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini ve yatırımcıların risk iştahını etkileyen dünyanın en önemli faiz oranından söz ediyoruz. Üstelik Japonya'dan İngiltere'ye kadar tüm merkez bankalarının faiz arttırmaya hazırlandıkları bir dönemde...

Fed’in faiz artırmasının arkasında önemli bir mesaj var. Enflasyon konusunda henüz iş bitmedi.

ABD’de enflasyon ağustosta yüzde 3,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artış ve İran’la süren gerilim petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı çekerken, enflasyonun yeniden hızlanması ihtimali Fed’in önündeki işi zorlaştırıyor. Merkez bankasının hedefi yüzde 2. Bu nedenle Fed Başkanı Kevin Warsh’ın, enflasyonu yeniden kontrol altına alma konusunda kararlı olduğunu göstermesi şaşırtıcı değil.

Asıl önemli olan Fed’in bundan sonra ne yapacağı.

Küresel para musluğu kısılacak mı?

ABD faizleri yükseldiğinde dolar cinsinden varlıkların cazibesi artar. Yatırımcı, daha yüksek faiz karşılığında parasını ABD tahvillerinde tutmayı tercih edebilir. Bu da gelişmekte olan ülkelerden ABD’ye doğru sermaye akımlarını güçlendirebilir.

Doların değer kazanması ise gelişmekte olan ülkeler açısından........

© Ekonomim