Dünya Kupası’nın ekonomik bilançosu
Turnuva öncesinde FIFA’nın yayımladığı sosyoekonomik etki analizinde organizasyonun ABD, Kanada ve Meksika ekonomilerinde 100 milyarlarca dolarlık ekonomik hareketlilik yaratacağı, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacağı ve milyonlarca ziyaretçiyi bölgeye çekeceği öngörülüyordu. İlk veriler de bu beklentilere önemli ölçüde yaklaşıldığını gösteriyor.
Yerel yönetimler güvenlik, ulaşım, kamu hizmetleri ve organizasyon için milyarlarca dolar harcarken, ekonomik kazanç konaklama, yeme-içme, perakende ve eğlence sektörlerine yayılıyor; kamunun maliyetiyle geliri arasında her zaman sağlıklı denge kurulamıyor.
2026 Dünya Kupası sona erdi. Saat farkı ve A Milli Takım’ın turnuvaya erken veda etmesi nedeniyle Türkiye’de biz belki organizasyonun havasına tam olarak giremedik. Ancak dünyanın birçok ülkesi için yaklaşık bir ay boyunca gündemin merkezinde Dünya Kupası vardı. Kupayı İspanya kazandı ama turnuvanın asıl muhasebesi şimdi başlıyor.
Dünya Kupası artık yalnızca futbolun en büyük organizasyonu değil; aynı zamanda milyarlarca dolarlık küresel bir ekonomi. Bu ekonominin büyümesi için futbol kalitesi düşmesi pahasına, katılacak takım sayısı 32’den 48’e yükseltilirken, oynanan maç sayısı ise 64’ten 102’ye çıkarıldı. Dolayısıyla “Kazanan kim?” sorusunun cevabı yalnızca saha içindeki sonuçlarda aranmalı. Modern dünya kupaları artık iki farklı bilanço üretiyor. Birincisi sportif bilanço. Yani kupayı kaldıran takım, yıldızlaşan oyuncular ve teknik başarılar. İkincisi ise ekonomik bilanço; organizasyonun kimlere ne kazandırdığı, maliyetin kimlerin üzerinde kaldığı ve geriye nasıl bir miras bıraktığı.
Kupanın iki ayrı bilançosu
Takımların kazandığı öyle aman aman bir para değil. CNBC-e’nin dünkü bir haberine göre Dünya Şampiyonu olan İspanya 51 milyon dolar ve ikinci Arjantin 34 milyon dolar alacak. Bizim gibi ilk aşamada elenenlere ise 12,5 milyon dolar verilecek.
Turnuva öncesinde FIFA’nın yayımladığı sosyoekonomik etki analizinde organizasyonun ABD, Kanada ve Meksika ekonomilerinde 100 milyarlarca dolarlık ekonomik hareketlilik yaratacağı, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacağı ve milyonlarca ziyaretçiyi bölgeye çekeceği öngörülüyordu. İlk veriler de bu beklentilere önemli ölçüde yaklaşıldığını gösteriyor. Milyonlarca taraftarın oluşturduğu hareketlilik otellerden restoranlara, ulaşımdan perakendeye kadar pek çok sektörde canlılık yarattı. Ev sahibi şehirler uluslararası görünürlüklerini artırırken turizm gelirlerinde de dikkat çekici artışlar yaşandı.
Ancak Dünya Kupası ekonomisinin en önemli özelliği, yaratılan değerin eşit paylaşılmaması. Organizasyonun ekonomik modeli aslında iki ayrı gelir tablosu oluşturuyor.
En........
