menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cari açık düşüyor ama sorun çözüldü mü?

37 0
18.06.2026

Tüketim ve yatırım harcamalarındaki frenleme ithalat talebini de aşağı çekiyor. Cari açıktaki gerilemenin bir bölümü bu nedenle ortaya çıkıyor olabilir. Eğer iyileşme büyük ölçüde talep daralmasından kaynaklanıyorsa, bunun kalıcı bir başarı hikayesi olarak görülmesi mümkün değil.

       Türkiye ekonomisinin en hassas göstergelerinden biri olan cari işlemler dengesi, son yıllarda yeniden iyileşme sinyalleri veriyor.  Cari açığın milli gelire oranı geçen yıl yüzde 1,9 düzeyinde gerçekleşti. Bu tarihsel ortalamamalarımızın çok altında bir orandı.

Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre Nisan 2026’da cari işlemler hesabı 5,7 milyar dolar açık verdi. İlk bakışta yüksek görünen bu rakama rağmen yıllıklandırılmış cari açık 37 milyar dolara gerileyerek Eylül 2025’ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti. Yılın ilk çeyreği itibarıyla cari açık milli gelir oranı ise yüzde 2,4 seviyesinde bulunuyor. Geçen yıla göre bir artış var ama artmış haliyle bile hâlâ Türkiye’nin tarihsel ortalamalarının altında.

Bu tablo doğal olarak “Türkiye’nin kronik cari açık sorunu gerçekten çözülüyor mu?” sorusunu akla getiriyor.

Bu soruya kesin bir yanıt vermek için henüz erken. Çünkü cari açıktaki iyileşmenin ne kadarının yapısal dönüşümden ne kadarının ekonomideki yavaşlamadan kaynaklandığını ayırt etmek kolay değil. Yapısal dönüşüm oldu mu, olduysa ne ölçüde oldu? Bundan da emin değiliz ama Türkiye ekonomisinin geçmiş tecrübesi bu konuda bize bazı ipuçları veriyor.

 Cari açık ve büyüme arasındaki tarihsel ilişki

Bu konuda son 10 yılda yapılan analizler Türkiye’nin büyüme modeli ile cari açık arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Bu analizlere göre Türkiye uzun yıllardır büyümek için dış tasarruflara ihtiyaç duyuyor; iç tasarruflar........

© Ekonomim