Herkes deneyimli eleman arıyor
Genç insana yıllarca anlamsız işler yaptırıp adına “Pişsin biraz” demenin savunulacak yanı yok. Yapay zekâ bu tür yükleri azaltarak daha nitelikli işlere erken katılmayı da sağlayabilir. Ancak bir basamağı kaldırmakla o basamağa artık ihtiyaç bırakmayacak bir öğrenme yolu kurmak farklı şeyler.
İdeal yeni mezunumuz yirmi iki yaşında, üç dil biliyor, beş yıllık iş deneyimi var. Yapay zekâyı kullanıyor, ürettiğini denetliyor, gerektiğinde inisiyatif alıyor. Ücret beklentisi de yeni mezun seviyesinde. Bulursanız haber verin, belli ki herkes onu arıyor.
Önceki yazıda üniversitenin yapay zekâ çağında ne öğretmesi gerektiğini tartışmıştık. Diyelim ki üniversitede bir mucize oldu ve biz üzerimize düşeni yaptık. Öğrenci öğrendi, sorguladı, diplomasını hak ederek aldı. Şimdi sıra işe girmekte. Karşısına çıkan beklenti tanıdık: Deneyim. İşe girmek için deneyim, deneyim kazanmak için iş gerekiyor. Yapay zekâ, bu eski açmazın tam ortasına yerleşiyor.
Çünkü mesleğin ilk yıllarında yapılan bazı işler aynı zamanda mesleği öğrenmenin basamaklarıdır. İlk raporu hazırlamak, veri temizlemek, basit hesapları kontrol etmek, bir taslağı veya tasarımı kıdemli birinin düzeltmeleriyle yeniden yazmak… Bunların hepsi dışarıdan bakınca zaman alan, tekrarlı, pek de gösterişli olmayan işler. Ama genç çalışan o sırada hangi veriye güvenilmeyeceğini, müşterinin söylediğiyle istediğinin neden farklı olabileceğini, kâğıt üzerindeki çözümün nerede tökezlediğini öğrenir.
Bugünkü tasarruf yarının yetişmiş insan eksikliğine dönüşebilir
Şimdi bu işlerin bir bölümünü yapay zekâya devredebildiğimizi düşünelim. Aynı çıktı daha kısa sürede hazırlanıyor. Şirket açısından cazibesi açık. Fakat o iş sırasında kazanılan deneyimin yerine ne koyduğumuzu düşünmezsek, bugünkü tasarruf yarının yetişmiş insan eksikliğine dönüşebilir. Bir faaliyet aynı anda hem üretim hem eğitim olabilir. Maliyet hesabında yalnızca ilkini görüyor, ikincisinin kendiliğinden gerçekleşeceğini varsayıyorsak hesabımız eksiktir.
Burada eski usul çıraklığa güzelleme yapmıyorum. Genç insana yıllarca anlamsız işler yaptırıp adına “Pişsin biraz” demenin savunulacak yanı yok. Yapay zekâ bu tür yükleri azaltarak daha nitelikli işlere erken katılmayı da sağlayabilir. Ancak bir basamağı kaldırmakla o basamağa artık ihtiyaç bırakmayacak bir öğrenme yolu kurmak farklı şeyler. Birincisi kolayca satın alınabiliyor. İkincisi işin nasıl örgütlendiğiyle ilgili.
Brynjolfsson, Li ve Raymond’un müşteri hizmetleri çalışanları üzerine araştırması bu imkânı gösteriyor. Yapay zekâ desteğinin verimlilik kazanımları özellikle daha az deneyimli çalışanlarda belirgin. Deneyimli çalışanların başarılı uygulamalarından yararlanan bir sistem, işe yeni başlayan kişinin daha iyi hizmet vermesine yardımcı olabiliyor. Demek ki teknoloji, mesleğe giriş kapısını daraltabileceği gibi içeride öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir. Yalnız, araçla daha iyi çalışmakla o beceriyi kalıcı olarak edinmek arasındaki ayrımı burada da koruyalım.
Bu yüzden “Yapay zekâ şu mesleği bitirecek” cümlesiyle başlayan tartışmalara biraz mesafeli duruyorum. Bir meslek, tek bir işten oluşmuyor. Bazı görevler otomatikleşebilir, bazıları değişebilir, yenileri ortaya çıkabilir. İşin ucuzlaması talebi artırabilir; aynı miktar işi daha az kişiyle yapma imkânı istihdamı azaltabilir. Hangisinin baskın çıkacağını sektörün........
