Kaliteli yönetim “80/20” oranını “70/30” düzeyine yükseltebilir
Kalifiye işgücü ve yüksek yenilikçi girişimci ülke dışında bir kapı arıyorsa, “içerdeki gücü” yaratan birlik ve dayanışma, beka, ortak hedeflerde uzlaşma anlatımları boşlukta kalır; anlamını yitirir ve çürür.
Vilfredo Pareto aristokrat bir ortamda yetişmişti; ama dış görünüşüne pek aldırış etmezdi. İktisatçılar dünyasında anlatılanlara göre anıtsal eseri olan Trattato di Sociologia Generale’yi yazarken sadece bir çift ayakkabı, bir takım elbiseyle yetinmişti.
Yaşam sürecinin yasaları var
Pareto, Cenevre’de meslektaşı Gustav von Schmoller’le tartışmıştı. Alman akademisine hükmeden Schmoller üstten bakan ve alaycı bir dille sormuştu: “Peki ama iktisat yasaları var mı?”
Pareto ertesi gün dilenci kılığıyla Schmoller’in karşısına çıkmış ve sormuştu: “ Beyefendi acaba bedava yemek yenen bir lokanta nerede bulabilirim?” Pareto’yu tanıyamayan burnu büyük meslektaşı, “Azizim, öyle bir lokanta yok, ama şu köşeyi dönünce çok ucuz güzel yemek yiyebileceğin bir yer var” diye yol gösterince, “Öyle mi?” diyerek Pareto’nun kahkahaları gökyüzüne fırlamış, “Demek ki iktisadın yasaları varmış!” demişti.
Pareto 20 yıl kadar demiryolu mühendisi olarak çalışmış; sorgulama merakı onu iktisat konularına yöneltmişti. Bütün enerjisini, ne ürettiğimizi, nasıl ürettiğimizi ve kimin için ürettiğimizi açıklamaya çalışan iktisat alanını kapsam ve evrensellik bakımından Newton fiziğine denk gelen yasaları olduğunu kanıtlamaya odaklamıştı.
Yorulmak bilmeyen çalışkanlığı ve gözlemciliği üç ciltlik Trattato’da hayat bulmuş, bu önemli eser iktisatçılar kadar sosyologlar için de esin kaynağı olmuştu.
Pareto bahçeciliği seviyordu. Sorgulama merakı, akıl yürütme disiplini ve bilinmezlerle yüzleşme cesareti bahçesinde yetiştirdiği bitkileri dikkatle gözlemesine yöneltmişti. Bezelye tohumlarının yüzde 80’nin ürüne dönüşmediği, elde ettiği ürünlerin tohumların yüzde 20’sini oluşturduğunu fark etmişti. Gözlemini geçim örgütlenmesi ağlarının öteki alanlarına yöneltmişti. İtalya’da ekilebilir-dikilebilir toprakların yüzde 80’inin toplam nüfusun yüzde 20’sinin elinde olduğunu saptamıştı. Bugünün de geçim örgütlenmesi ağlarında geçerli olduğunu gözlemleyebileceğimiz bu kural “80/20 Kuralı”,”Pareto İlkesi” ve “Pareto Kuralı” diye bilinir. Daha sonra “Murphy Yasası” da benzer bir kurala dayandı: “Kârın yüzde 80’ini........
