Yapay zekâ ile geleceği kozasından çıkan kadınlar belirleyecek
Teknoloji hızla gelişiyor. Yapay zekânın sınırları da her geçen gün genişliyor. Bu teknolojik ilerleme, kadın gücüyle birleşirse dünyayı nasıl değiştirebilir? Yapay zeka; kadınların zekası, empati gücü ve yaratıcılığıyla ona yön vermesini de zorunlu kılıyor.
Üniversite yıllarımı hatırlıyorum. Bilgisayarın çok yaygın kullanılmadığı ve cep telefonunun az sayıda kişide bulunduğu, kontörlü telefonla çoğunlukla iletişim kurabildiğimiz sevginin, paylaşımın ve sohbetin daha yaygın olduğu güzel yıllardı.
Telefona alınan jetondan robotik çağa
Üniversite yurdunda kaldığımız dönemlerde, herkes ailesiyle iletişim kurabilmek için jeton alır ve telefon ahizelerinin önünde beklerdi. Sıra ne zaman bize gelecek telaşıyla uzun kuyruklarda beklerdik. Yakınlarımızın haftada bir gün de olsa sesini duyabilmek, “harçlığım bitti ya da bana börek, çörek gönderir misin anne, teyze?” diyerek sevinçle hasret giderirdik.
Bir haftalık yiyecek kolimiz memleketten geldiğinde yurtta kaldığımız 8 kişilik odamızda masaya koyar, tüm arkadaşlarla yiyeceklerimizi paylaşır, neşe ile hayallerimizden gelecek güzel günlerden bahsederdik.
O yıllarda çoğumuzun ninesi, dedesi hala, teyzesi okumamış hatta okutulmayan ve hayalleri yarım bırakılan yakınlarımızı, öğrencilik yıllarımızda birbirimize anlatır ve bunun kadına verilen en acımasız bir durum olduğundan söz eder ve 16-17’li yaşlarımızda bunu kabullenemezdik.
Geçmişte cep telefonu markası bile çok sınırlı sayıdaydı. Bilgisayar herkesin evinde yoktu. Hatta televizyon bile olmayan evler, elektriğin, doğal gazın olmadığı köyler de vardı. Günümüzde gelinen süreçte; bırakın kontörlü, jetonlu telefonla iletişim kurmayı ki onlar artık bir nostalji olarak kaldı.
Yaşadığımız son 20 yılda cep telefonu, bilgisayarın her eve girdiği, “akıllı” televizyon, cep telefonu, bilgisayarın üretildiği ve ödemelerimizi bankaya gitmeden cep şube ile gerçekleştirdiğimiz, evlerimizde ise kablolu süpürgelerin yerini şarjlı ve robotik aletlerin aldığı bir sürece girdik.
Covid sonrası hızla dokunmatik ve kodlama, dijital uygulamaların gelişmesiyle robotik cerrahi, robot süpürge, makine, mutfak robotu ve internet ağının gelişmesiyle de devam eden mühendislik ve bilişim alanında yapılan çalışmalarla, yapay zekâ çağına girmiş bulunuyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Günlerce hatta haftalarca uğraştığınız birçok işi yapay zekâya verilen komutlarla, saniyeler içerisinde yapabiliyor ve zamandan tasarruf edebiliyorsunuz.
Yapay zeka ile kadın liderliği öne çıkıyor
Yapay zekâ ve mühendislik, kod oluşturma, bilişim ve dijital çağ denince; bu işlerin bundan 30 yıl öncesine kadar akla hep erkek mesleği gibi geldiği düşünülürdü. Oysaki yapay zekâda cinsiyet yok. Sadece komutlar var ve bunu insan veriyor. Kadınlar, yapay zekâ çağında “ben de varım” diyor.
Büyük bir kararlılık ve emekle kadınlar, üniversitelerde ve birçok platformlarda eğitim alıp, bu alanda da kendini geliştirmeye başladı. Hatta üniversitelerde yapay zekâ ile ilgili bölümler açılmaya başladı.
Kadınların sezgileri, cesareti ve duygularıyla, ülkemizde değer yaratacak önemli işlere yine kadınların imzasıyla, yapay........
