menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yine bir mart ayı, yine risk

33 0
04.03.2026

Mart ayı bu yıl da kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırmayı ihmal etmeyecek gibi görünüyor. ABD-İran hattında yükselen tansiyonun 28 Şubat itibarıyla ulaştığı seviye, piyasalar açısından artık “haber akışı” değil, doğrudan “fiyatlama dinamiği” anlamına geliyor. Haftaya petrol ve altın başta olmak üzere güvenli limanlara yönelimle girilirken, risk iştahının seyrini belirleyecek ana başlık yine enflasyon olacak. Çünkü bu tür jeopolitik şoklar, finansal varlıklar üzerinden değil; enerji maliyetleri, navlun ve sigorta primleri üzerinden reel ekonomiye taşınarak kalıcı bir enflasyon etkisi üretme potansiyeline sahip.

Hürmüz Boğazı küresel petrol akışının en kritik geçiş noktası. Bu hatta ilişkin belirsizlik, petrol fiyatının kısa sürede 80 dolar bandına yerleşmesini sağladı. Piyasanın refleksi net: Arz riski artarsa fiyat yükselir, fiyat yükselirse enflasyon beklentisi yukarı revize edilir. Enerji ithalatçısı ekonomiler için bu tablo daha hassas. Türkiye’de dezenflasyon süreci ve faiz indirim beklentileri yılın ana hikayesi olmaya devam ederken, petrol kaynaklı kalıcı bir baskı bu hikayeyi yeniden yazdırabilir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde iki soru öne çıkacak: Gerilim ne kadar sürecek? Petrol fiyatındaki yükseliş geçici mi kalıcı mı olacak?

Eğer petrol tarafında yükseliş kalıcılaşırsa, enflasyon beklentileri yeniden yukarı revize edilir; bu da para politikasında gevşeme alanını daraltır. Böyle bir senaryoda, riskli varlıklarda (özellikle hisse senedi) beklenen toparlanma daha zamana yayılır; tahvil tarafında ise faiz oynaklığı artar.

 Yatırımcı davranışını belirleyen kritik konu zamanlama

Piyasaların güvenli liman refleksi bu........

© Ekonomim