menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni anayasa ve güç dengeleri

12 0
22.09.2026

Yeni anayasa tartışması seçim takvimiyle birlikte yeniden siyasetin merkezine otururken, vatandaşlık tanımı ve yüzde 50 1 kuralı en kritik başlıklar arasında öne çıkıyor. Tartışmanın asıl sorusu ise şu: Anayasanın temel hükümleri üzerinden yeni bir siyasi pazarlık zemini oluşabilir mi?

Malum, önümüzdeki seçimleri merakla bekleyen siyaset erbabı her gün yeni bir spekülasyonla karşımıza çıkıyor. Bazen, anayasa değişikliği ile parlamenter sisteme geçileceğini duyuyoruz. Bazen anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanlığı seçimi için 50 1 barajının geriye çekileceği iddiası kulağımıza çalınıyor. Bazen anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin eskisi gibi 7 yıla çıkarılacağı iddia ediliyor. Bazen vatandaşlık kavramının, bazen “değiştirilemez, değişmesi teklif dahi edilemez” maddelerin revizyona tabi tutulacağı öne sürülüyor. “Terörsüz Türkiye” süreci ile yeni bir anayasa yapılmasının kaçınılmaz hale geldiği de iddia ediliyor. Çift dilli anayasa isteyen de ortaya çıkıyor…

Bütün bu tartışmanın ana konusu, sizin de fark ettiğiniz gibi anayasanın kendisi.

Top yekûn değişecek mi? Sadece bazı maddeler mi gözden geçecek? Oturup baştan sona yeniden mi yazacağız? Şimdilik kimse bilmiyor ama herkesin bir fikri var.

Geçtiğimiz günlerde Erdoğan'ın bir sonraki seçimde son kez aday olacağını ve seçimin TBMM kararıyla 16 Nisan 2028'de yapılabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, bu kez de anayasa değişikliğine ilişkin görüşlerini paylaşmış.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş ile Terörsüz Türkiye süreci ardından gelinen aşamada yeni anayasanın Türkiye Cumhuriyeti için artık kaçınılmaz olduğunu savunan Uçum anayasa değişikliğini yeni döneme bırakmak gerektiğini savunarak, şu saptamayı........

© Ekonomim