Siyaset güvenilir varsayımlar üzerine inşa edilmelidir
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Türkiye’ye hem ülkelerinde etnik ayrılıkçılığı desteklemedikleri için hem de dış güçlerin baskısı, yani Amerika Birleşik Devletleri’nin ısrarları karşısında siyasetlerini değiştirmedikleri için teşekkür etmiştir. Aslında Arakçi’nin ülkemize teşekkür etmesi bizi memnun etmekle beraber, teşekkür etmesine gerek yoktur. Bölge siyasetini izleyen aklı başında herhangi bir kimse, Türkiye’nin İran ile savaşa gidecek davranışlardan kaçınacağını bilir. Bunu anlamayan veya İran Azerbaycan’ını Türk dünyasına katmak isteyen romantikler, hiçbir zaman ciddi bir güç oluşturamamışlardır. Birleşik Devletler siyasa yapımcılarının İran Kürtlerini isyana teşvik edeceklerini, bunu desteklemek üzere de Irak Kürtlerini İran’a karşı harekete geçirebileceklerini düşünebilmeleri, Orta Doğu siyasetini iyi çözemediklerini, buna karşılık bölgeyi nizama sokmak için bilgiye dayalı olmayan planlar hazırladıklarını bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Sizler de biliyorsunuz, Birleşik Devletler bölgeye düzen getirmek üzere kendi aklınca bir dizi proje oluşturmakta, bunları devreye sokmaya çalışmaktadır. Bu tür aklı evvel projelerin mimarlarından birinin ülkemizde sefir-i kebir olduğunu ve bir an önce ülkemizden gitmesi gerektiğini ifade ettiğimizi, dikkatli okuyucular herhalde hatırlayacaklardır.
Amerikan siyasetinin Kürt yanılgısı
Amerikan siyasa yapımcılarının dikkatinden kaçan ilk husus, Kürtleri kendi izlemek istedikleri her türlü siyaseti destekleyecek bir güç olarak görmeleridir. Kendi siyasetleri hedefe ulaştığı zaman ise sözlerinden kolayca cayabileceklerini de düşünmektedirler. Her ne kadar Kürt liderleri Amerikalıların bu davranışını görseler de, bağımsızlık kazanma cazibesi karşısında basiretlerinin bağlandığı anlaşılmaktadır. Son bağımsızlık girişimleri oldukça yenidir. Amerikalılar kendilerine Sovyet yandaşı Esat rejimini devirmeye katkıda bulunmaları ve İslami Cihad’ın ilerleyişini durdurmaları karşılığı bağımsızlık vermeyi vaat etmişlerdir. Cihatçılar zaten zaman içinde önemli bir güç olmaktan uzaklaşmışlardır. Buna karşılık Esad gerçekten de görevinden uzaklaştırılmış, ama yerine Amerikalılar ile uyum içinde hareket etmeyi şiar edinmiş al-Şara getirilmiştir. Kürtlere ise yeni Suriye’nin inşasında önemli görevler üstlenmeleri gerekeceği hatırlatılmakla yetinilmiştir. Bağımsızlık bekleyen Kürtler ve onlara yaklaşarak Amerikan bürokrasisinde veya silahlı kuvvetlerde kendilerinin ilerleyeceğini sanan yetkililer nafile bir çaba gösterdiklerini itiraf etmek........
