Neden yüzde 30 enflasyon ve yüzde 3 büyümede saplanıp kaldık?
Ekonomi bir bilim değil, disiplindir. Bu nedenle ekonomideki her kuralın her zaman ve her yerde işleyeceğini söyleyemiyoruz. Üniversitede bize öğretilen bilgileri her ekonominin özel durumuna göre yorumlamak zorundayız. Hemen buna somut bir örnek vereyim.
Gelir dağılımının çok bozuk olduğu, nüfusun yüzde 20’sinin milli gelirin yüzde 50’sini elde ettiği Türkiye gibi bir ülkede enflasyonu düşürmek istiyorsanız, tüketimi baskılamaya güvenemezsiniz. Tüketimi düşürme politikalarınız zengine işlemez ve ekonominin yüzde 50’si baştan politikanın etkisinin dışında kalır. Böyle bir ekonomide tüketimi düşürmeye değil, tasarrufu artırmaya odaklanmalısınız.
Türkiye’de enflasyonu düşürecek temel araç tasarrufların artırılması olmalı
Tüketimi düşürmek ve tasarrufu artırmak aynı şey değil mi? Gelir dağılımının bozuk olduğu bir ülkede değil. Burada tüketimi ve tasarrufu farklı gruplar yapacak çünkü. Bu nedenle Türkiye’de enflasyonu düşürecek olan temel araç tasarrufların artırılması olmak durumunda.
En başta ekonomideki her kurala her yerde ve zamanda güvenemeyiz demiştik. Yine de her yerde ve zamanda çalışan bir kural var. O kural finansal sistem, yani tasarruflar büyüdükçe büyümenin güçlendiğini söylüyor bize.
Tasarrufları finansal varlıkları milli gelire oranlayarak ölçüyoruz. Uzun vadeli araştırmalar finansal........
