Konkordatoda şirketlerin yol haritası
Av. Arb. Ege Demiralp
Son bir yılda konkordato başvurularındaki artış, şirketlerin içinde bulunduğu finansal sıkışmayı açıkça göstermektedir. Ancak uygulamada görüyoruz ki, konkordato kurumu çoğu zaman yanlış anlaşılmakta ve son çare olarak, yanlış zamanda kullanılmaktadır.
Konkordato iflas değildir. İcra ve İflas Kanunu m. 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, borçlarını yeniden yapılandırarak ticari faaliyetini sürdürmesini amaçlayan bir cebri icra kurumudur.
Bu yazıda, konkordato sürecinde şirketlerin sıklıkla yaptığı hataları ve izlemesi gereken hukuki yol haritasını ele alacağım.
1. Konkordato Başvurusundan Önce: Alacaklı Müzakeresi Şarttır
Uygulamada en sık yapılan hata, doğrudan mahkemeye başvurulmasıdır. Oysa mahkeme, İİK m. 286 kapsamında sunulacak konkordato ön projesinde, alacaklıların en az yarısını ikna edecek bir teklif olup olmadığını inceler.
Konkordato, bir dava değil, bir müzakere sürecidir. Şirket, konkordato ilan etmeden önce başlıca alacaklıları ile masaya oturmalı, borcun sürdürülebilirliğine ilişkin gerçekçi bir ödeme planı sunmalıdır. Alacaklının da menfaati, borçlunun batması........
