menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tahvil-bono gibi dostun olsun

5 0
previous day

Son yıllarda ABD 10 yıllıkları %4’ü her aştığında, panik olanlara aynı şeyi söyledim: Eğer bir kez panik olma hakkım varsa, ben onu bu faizler %1’in altına düştüğü zaman kullanmıştım. %4’ün üstü beni rahatsız etmiyor. (%5 için yorum vermedim)

Deutsche Bank’ın küresel makro araştırmalarının başındaki Jim Reid da 7 Eylül’de Financial Times’ta “Tahviller yeniden tahvil oldu” başlığıyla yayımladığı yazısında benzer bir şey söylüyor: Tahvil faizleri yükselerek tam olarak yapmaları gerekeni yapıyor, fiyatlamaları gerekeni fiyatlıyor.

Tahvil-bono piyasası “bir cisim yaklaşıyor” demiş

Mevzu ABD faizleri üzerinden konuşuluyor ama Grafik-1, tahvil faizlerinin aslında 2021’den beri başka gelişmiş ülkelerde de yükseldiğini gösteriyor. Bu dönemin bir kısmında merkez bankalarının faiz artırdığını gördük, elbette bunun etkisi var. Ama Grafik-1’in gösterdiği üzere, 2024’ün sonunda başlayan ve faiz platosunu aşağı çeken faiz indirimleri (grafikteki siyah çizgi) ikincil piyasayı etkilememiş. Merkez bankalarından bağımsız olarak, tahvil-bono piyasası “Bir cisim yaklaşıyor.” demiş. Mesele, piyasa faizlerinin yükselişine neden olan o cismin ne olduğunu anlamak.

Grafik-1, birkaç sebeple önemli. İlk olarak, tahvil-bono piyasasındaki yükselişin yeni olmadığını, bir süredir devam eden bir eğilimin bizi bu noktaya getirdiğini gösteriyor. İkincisi, politika faiz platosundan ayrışan yükselişin, merkez bankalarının kontrolünde olmayan bir şeyle ilgili olabileceğine işaret ediyor.

ABD örneği üzerinden ilerleyelim ve ikincil piyasa faizlerinin neden yükseldiğini anlamaya çalışalım. Elbette akla ilk gelen şey enflasyon. Savaş kaynaklı arz şokuyla birlikte enflasyon beklentilerinin yükseldiğini gördük. Ben özellikle 5Y-5Y (5 yıl sonra, onu takip eden 5 yıl için........

© Ekonomim