Kaptan Swing’ten Çin 2.0’a
Aranızda benim gibi çizgi roman okuyucusu varsa onlar mutlaka bilecektir; Kaptan Swing sinirlendiği zaman “Hay bin kunduz!” der. Swing’in kunduz deme tercihinin arkasında sadece coğrafi değil, iktisadi de bir hikâye var ve bence hâlâ güncel.
Yakın arkadaşları Gamlı Baykuş, Mister Blöf ve Burcu Ünüvar ile maceradan maceraya atılan Kaptan Swing’in yaşadığı Ontorio Bölgesi (Kuzeyinde, Hudson Körfezi’nin çevresindeki ormanlık alanı da kapsayacak genişlikte), kunduz avının ve kunduz kürkü ticaretinin tarihte canlı olduğu bir bölge. Tam da bu sebeple 17’nci-18’inci yüzyıllarda bu bölgede, bugünü hiç aratmayacak sanayi ve dış ticaret savaşları yaşanıyor. Meraklısı Dani Rodrik’in Paradox of Globalization kitabından detayları öğrenebilir.
O dönem bu iş, av lisanslarının münhasıran dağıtılması, kürk ticaretinde belli şirketlere ayrıcalık verilmesi gibi adımlarla yürümüş. Bugünden bakınca bunlar size hafif gelebilir ama konu temelinde, üretim ve ticaretin düzenlemesinde kamunun durduğu yer ile ilgili. Bu hikâyeden de anlaşılacağı üzere, sanayi politikası ya da dış ticaret kısıtları dünya için yeni değil. Başka bir deyişle, iktisat tarihini bilenlerin, iyi sanayi politikaları hazırlamak için yeterince nedeni ve zamanı vardı.
Sanayi politikasının farklı tanımları var. Ben “Kamu hedeflerine ulaşmanın bir aracı olarak, ekonomik aktivitede yapısal dönüşümü amaçlayan politikalar” (Juhazs et al, 2023) diye anlatmayı tercih ediyorum. Kamu faydası gözetilmesi benim için anlamlı bir tercih. Ama örneğin IMF daha dar bakıyor ve “belli firma ve sektörlerin desteklenmesi ve........
