Kota prangalarından üretim özgürlüğüne: BAE’nin yeni petrol stratejisi
BAE’nin de bugün temel düşüncesi petrol üretim kapasitesi üzerinde daha fazla esneklik kazanmak. BAE, kotalı üretimin petrol fiyatlarının geldiği seviyede BAE’nin işine gelmemesi ve ayrılarak kazanılacak esneklikle yükselen petrol fiyatlarından daha fazla kazanç sağlayacak olması nedeniyle ayrılıyor.
Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 Projesi, Suudi Arabistan’ı, BAE ile doğal bir rekabete sokmuş durumda. Öte yandan, iki ülke bir zamanlar yan yana savaşmış olsalar da, bölgesel savaş bölgelerindeki hedefleri temelden ayrışmış durumda.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı’ndan (OPEC) 1 Mayıs 2026 (bugün) itibarıyla ayrılacağını açıklaması küresel piyasalarda hem büyük bir şok yarattı hem de bundan sonrası için neler olabileceği konusunda zaten görmekte zorlandığımız yakın geleceği daha da görünmez kıldı.
OPEC’in kurulmasının ardında yatan temel motivasyon, petrol üreten ülkelerin sahip oldukları doğal kaynaklar üzerindeki egemenliklerini geri kazanma ve Batılı çok uluslu şirketlerin ellerinde tuttukları tekel olma özelliğini kırma isteğiydi.
OPEC’in kuruluşundan önce küresel petrol piyasasına yedi çok uluslu şirket hâkimdi. Bu şirketler bugün yakından tanıdığımız BP, Chevron, ExxonMobil ve Shell şirketlerinin öncül şirketleri. Bunlara ‘7 Kardeşler’ deniyordu. Bu şirketler petrol üretimini ve rafinerileri gerçekleştiriyor, petrol fiyatlarını tek taraflı kontrol ediyorlardı.
‘7 Kardeş’in hamlesi, petrol üreticisi ülkelerin bütçesini altüst etti
1959 yılının başlarında, British Petroleum (BP), Orta Doğu ham petrolü için ilan ettiği fiyatları tek taraflı olarak yaklaşık yüzde 10 (varil başına yaklaşık 18 sent) düşürdü. 7 Kardeş'in diğer üyeleri de neredeyse hemen aynı yolu izledi.
Herhangi bir istişare ve müzakereye dayanmadan bu tek taraflı karar, İran, Irak, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin ulusal gelirlerini önemli ölçüde azalttı. Bu ülkelerin bütçeleri altüst oldu.
Üretici ülkeler arasında artan huzursuzluğa rağmen, Standard Oil of New Jersey (şimdiki adıyla Exxon), Ağustos 1960'ta varil başına 10 ila 14 sent daha düşürerek bir fiyat indirimi daha gerçekleştirdi. İki yıldan kısa bir süre içinde yapılan bu ikinci fiyat indirimi, üretici devletlerin egemenliğine karşı şirketlerin meydan okuması olarak görüldü.
Bu hamle petrol üreten ülkeler açısından bardağı dolduran son........
