Yeşil dönüşüm artık rekabet meselesi
TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, Dünya Çevre Günü’nde yeşil dönüşümın artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, şirketlerin rekabet gücünü, dayanıklılığını ve finansmana erişimini belirleyen stratejik bir eşik olduğunu söylüyor. TSKB’nin son beş yılda yaklaşık 5 milyar dolar iklim finansmanı temin ettiğini belirten Uyar’a göre düşük karbonlu ekonomiye geçişte doğru proje, güçlü regülasyon ve yenilikçi finansman modelleri belirleyici olacak.
Dünya Çevre Günü artık yalnızca doğayı koruma çağrısı yapılan sembolik bir gün değil. İklim krizinin ekonomik dengeleri, ticaret ilişkilerini, yatırım kararlarını ve şirketlerin rekabet gücünü doğrudan belirlediği yeni bir dönemin hatırlatıcısı. Bugün çevre başlığı, sanayiden enerjiye, ulaşımdan altyapıya, gayrimenkulden finansmana kadar tüm sektörlerin geleceğini yeniden tanımlıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar’a göre iklim krizi artık tüm temel risk başlıklarıyla kesişen yapısal bir dönüşüm alanı. Bu nedenle kalkınma ve yatırım bankacılığı da yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalamaz. Uyar, TSKB’nin teknik uzmanlığı, danışmanlık hizmetleri, uluslararası fon kaynakları ve çok paydaşlı iş birlikleriyle reel sektörün dönüşüm yolculuğunda stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlandığını vurguluyor.
TSKB’nin son beş yılda uluslararası kalkınma finansmanı kurumları ve sermaye piyasalarından yaklaşık 5 milyar dolar iklim finansmanı temin etmesi, bu yaklaşımın somut göstergelerinden biri. Ancak Uyar’ın altını çizdiği asıl konu, finansmanın tek başına yeterli olmadığı. Yeşil dönüşümün hızlanması için doğru projelerin tasarlanması, teknik kapasitenin güçlendirilmesi, şirketlerin karbon düzenlemelerine hazırlanması ve sürdürülebilirliğin iş modellerinin merkezine alınması gerekiyor. Ozan Uyar’ın mesajı net: Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan kurumlar, yalnızca çevresel ve sosyal açıdan değil, ekonomik açıdan da daha güçlü olacak:
“5 milyar dolar iklim finansmanı temin ettik”
“Kuruluşumuzdan bu yana Türkiye’nin sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmasına katkı sağlamayı temel misyonumuz olarak benimsiyoruz. Bugün iklim krizini yalnızca çevresel bir konu olarak değil; ekonomik dayanıklılıktan enerji güvenliğine, sosyal eşitsizliklerden küresel ticaret dinamiklerine kadar uzanan çok boyutlu bir dönüşüm alanı olarak değerlendiriyoruz. İklim krizinin tüm temel risk başlıklarıyla kesişen yapısal bir dönüşüm alanına dönüştüğü bu süreçte, biz de kalkınma ve yatırım bankacılığı perspektifimizle yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine geçiyoruz. Teknik uzmanlığımız, danışmanlık hizmetlerimiz ve güçlü paydaş iş birliklerimizle reel sektörün dönüşüm yolculuğuna bütüncül bir yaklaşım sunuyoruz. Karma finansman modelleri ve ülke hedefleriyle uyumlu fon yapılarıyla dönüşümün finansmanını çeşitlendirirken, düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen ve uzun vadeli değer yaratan yatırımlara odaklanıyoruz. Bu kapsamda son 5 yılda uluslararası kalkınma finansmanı kurumları ve sermaye piyasalarından yaklaşık 5 milyar ABD doları seviyesinde iklim finansmanı temin ettik.”
“COP31 uzun vadeli yeşil dönüşüm için önemli bir kaldıraç etkisi yaratacak”
“COP31 sürecini Türkiye açısından yalnızca belirli bir döneme yönelik bir iklim gündemi olarak değil, uzun vadeli dönüşümü destekleyen stratejik bir fırsat alanı olarak değerlendiriyoruz. Bu süreç Türkiye’nin yeşil dönüşüm, sürdürülebilir finansman ve kapsayıcı kalkınma alanındaki iyi uygulamalarını uluslararası platformda daha görünür kılması ve farklı ülkelerden paydaşlarla bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmesi açısından önemli bir zemin sunuyor. Son dönemde ilgili bakanlıklar öncülüğünde atılan adımların hem ülke ekonomisinin hem de........
