Sürdürülebilirliğin ortak dili yazılıyor
Dijital Tercüme bünyesinde Senem Kobya’nın kuruculuğunda hayata geçirilen Sürdürülebilir Çeviri girişimi, çevirmenleri, akademisyenleri ve sürdürülebilirlik profesyonellerini ortak bir terminoloji etrafında buluşturarak Türkçe'de güvenilir ve yaşayan bir sürdürülebilirlik dili oluşturmayı hedefliyor.
Sürdürülebilirlik yalnızca iklim hedefl eri açıklamak ya da karbon emisyonlarını azaltmakla sınırlı değil. Bu dönüşümün doğru anlaşılması, ortak ve güvenilir bir dille anlatılmasına da bağlı. Çünkü aynı kavramın farklı kurumlarda, farklı raporlarda ve hatta aynı metin içinde farklı karşılıklarla kullanılması, verilerin karşılaştırılmasını güçleştiriyor, kurumsal mesajı zayıfl atıyor ve paydaş güvenini etkiliyor.
Bu ihtiyaçtan doğan Sürdürülebilir Çeviri, Senem Kobya’nın kuruculuğunda hayata geçirilen gönüllü ve kolektif bir girişim. Proje; akademisyenleri, çevirmenleri ve sürdürülebilirlik profesyonellerini aynı çatı altında buluşturarak ortak bir sürdürülebilirlik dili oluşturmayı hedefl iyor. Sözlük çalışmaları, zirveler, anketler ve uzman görüşleriyle desteklenen bu yaklaşım, ortak dilin aslında ortak anlayışın temeli olduğu fikrine dayanıyor.
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir dönemde bu çalışma daha da önem kazanıyor. Uluslararası standartlarla uyumlu, Türkçenin yapısına uygun ve herkes tarafından aynı şekilde anlaşılan bir sürdürülebilirlik dili oluşturmak, Türkiye’nin küresel iklim iletişimindeki güvenilirliğini de güçlendirecek. Sürdürülebilir Çeviri'nin kurucusu Senem Kobya, bu ortak dil arayışını ve projenin arkasındaki vizyonu anlattı.
Sürdürülebilirliğin Türkçe'de doğru, anlaşılır ve güvenilir bir dille konuşulmasını istiyoruz
“Sürdürülebilir Çeviri, Dijital Tercüme ekibi olarak yıllardır üzerinde çalıştığımız sürdürülebilirlik raporlarında ve ilgili belgelerde aynı kavramların kurumdan kuruma değiştiğini, hatta aynı metin içinde bile farklı karşılıklarla kullanıldığını gözlemlememiz sonucunda doğdu. Örneğin; bir raporda ‘karbon emisyonu’ olarak kullanılan bir terim, diğerinde ‘karbon salımı’, birçok yerde ise kavramsal açıdan tartışmalı biçimde ‘karbon salınımı’ olarak kullanılıyordu. Benzer farklılıkları onlarca terimde görüyorduk. Mesele yalnızca hangi kelimenin daha doğru olduğu değildi; tercih edilen karşılık değiştiğinde verinin anlamı, kurumun taahhüdü ve paydaşın algısı da değişebiliyordu. Ayrıca bazı kavramlar........
