Raporlama bitti, uygulama sınavı başlıyor
CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu, Türkiye’de şirketlerin çevresel raporlamada güçlü bir eşiği geçtiğini gösteriyor. Türkiye’den 45 şirketin Küresel A Listesi’nde yer alması, 5 şirketin dünyadaki 27 Triple A şirket arasına girmesi önemli bir başarı. Rapora göre, COP31’e giderken Türkiye için yeni rekabet alanı artık rapor yazmak değil, raporlanan veriyi karar, yatırım ve uygulamaya dönüştürmek.
Türkiye iş dünyası sürdürülebilirlikte uzun süredir “raporlama” başlığıyla sınanıyordu. Şirketler karbon emisyonlarını ölçmeyi, risklerini tanımlamayı, hedef koymayı, yönetim kurullarında iklimi konuşmayı öğrendi. Ancak CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu, bu yolculukta yeni bir eşiğe gelindiğini gösteriyor: Bugün itibariyle mesele yalnızca raporlamak değil, raporlanan bilginin şirketin karar alma mekanizmasına, yatırım planına, tedarik zincirine ve rekabet stratejisine ne kadar girdiği.
Türkiye çalışmalarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun üstlendiği CDP, “Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”nun sonuçlarını ve lider şirketleri CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde kamuoyuyla paylaştı. Bu yıl konferans, “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Gücüne Dönüştürmek” temasıyla düzenlendi.
Rapor, COP31’e hazırlanan Türkiye için kapsamlı bir resim sunuyor. Bir yandan güçlü bir başarı hikâyesi var: Türkiye’den 45 şirket en az bir CDP Küresel A Listesi’nde yer aldı. Dünya genelinde yalnızca 27 şirketin ulaşabildiği Triple A seviyesine Türkiye’den 5 şirket girdi. 17 şirket ise iki ayrı kategoride liderlik göstererek Double A statüsü elde etti. Diğer yandan ise çok net bir uyar yapıyor: Raporlama altyapısı güçlendi ama uygulama kapasitesi her alanda aynı hızla gelişmiyor.
İklim riskleri sistemde, peki ya doğa?
Raporun en çarpıcı bulgularından biri, iklim başlığı ile doğa temelli başlıklar arasındaki fark. Türkiye’den raporlama yapan şirketlerde iklim değişikliği için riskleri........
