COP31: İki ülke, iki rol, tek masa
Bakü’de, 2024 yılının gece yarısını çoktan geçmiş bir kasım sabahında, BM İklim Konferansı Başkanı, zirvenin en kritik kararlarından biri için tokmağı indirdi. “Yeni küresel iklim finansmanı hedefi, 2035’e kadar gelişmekte olan ülkelere yılda en az 300 milyar dolar.”
Tam o sırada Hindistan delegasyonu itirazını dile getirmek için söz istedi. Tokmak yine de indi. Birkaç dakika sonra Hindistan’ın müzakerecisi ayağa kalktı ve kabul edilen rakamı “optik yanılsamadan başka bir şey değil!” diyerek eleştirdi.
Karar yürürlüğe girdi. Ama başka bir şey açıkta kaldı. Yaklaşık 200 ülkenin ortak kararı olması gereken bir sürecin, o kararı kapatan başkanlığın usul gücüne ne kadar bağlı olduğu sorusu.
Bu, her iklim zirvesi başkanlığının miras aldığı bir gerilimin çarpıcı örneklerinden biri. Ben buna ev sahibinin ikilemi diyorum.
Bunu anlamak için önce bir COP Başkanlığı’nın ne yaptığını bilmek gerekiyor. Aslında tek bir unvanın altında iki ayrı iş var.
İlki ev sahipliği; Ev sahibi ülke konferansın mekânını, lojistiğini ve güvenliğini sağlar. Siyasi görünürlüğü taşır. Ama aynı zamanda kendi gündemiyle gelir. COP'a ev sahipliği yapan her ülke liderlik göstermek, kendi önceliklerini öne çıkarmak ve geride bir miras bırakmak ister.
İkincisi ise arabuluculuk; Arabulucu, müzakerenin kendisini yönetir. Çıkarları birbirinden farklı yaklaşık 200 ülkeyi dinler. Uzlaşmanın nerede mümkün olduğunu anlamaya çalışır. Hangi konunun ne zaman masaya geleceğine karar verir. Ve sonunda, tarafların anlaşmaya vardığını ilan eder.
Sorun tam burada başlar. Ev sahibi, etkili olabilmek için politik olmak zorundadır. Arabulucu olarak da güvenilir… Yaklaşık 200 ülkenin her kararının uzlaşı gerektirdiği bir masada güven, süreci yöneten ülkenin onu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmediğine dair inanca dayanır.
Tek unvan. İki rol. Birbirini ters yönüne çekebilen iki sorumluluk… Ev sahibinin ikilemi tam olarak budur. Otuz yıldır COP sistemi, bu iki işi tek bir ülkenin, aynı anda yapmasını istiyor.
Antalya bu açıdan önemli. Çünkü sistem değişecek. COP31, ilk defa farklı bir yönetişim altında yapılacak.
Antalya modeli: Ne değişiyor?
COP31, ilk kez bu kadar açık biçimde iki ülkenin iki farklı rol üstlendiği bir modelle yapılacak.
Türkiye, zirvenin ev sahipliğini yapacak, Dünya Liderler Zirvesi'ni düzenleyecek ve resmi COP Başkanlığı'nı yürütecek. Aynı........
