menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Memur ve emeklinin enflasyon karşısında hiç şansı yok

93 0
yesterday

Öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekir. Görünür enflasyonun yüzde 30’larda gezindiği ve gelir dağılımının çok bozuk olduğu, bağlı olarak harcama kalıbının çok farklı oluştuğu bir ülkede toplumun bütün kesimlerinin doğru kabul edebileceği bir enflasyon hesaplamak mümkün değildir. Böyle bir ülkede, konumuz Türkiye olduğuna göre Türkiye’de enflasyon her kesime göre değişir. Tek oran açıklanır ama bu oran kimileri için çok eksiktir, yanlıştır; kimileri için doğruya yakındır.

Ama diyelim enflasyon tam olarak ölçülüyor; eksiksiz, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ve toplumun tümü de bu oranı kabul ediyor, benimsiyor. Hayal bu ya, diyelim böyle. Memur ve memur emeklileri ile işçi emeklileri de bu enflasyona göre fark alıyor. Şu durumda “Memur ve emekliler enflasyon oranında fark aldıklarına göre enflasyona yenik düşmeleri söz konusu değil” diyebilir miyiz? Kesinlikle hayır, diyemeyiz.

Son üç yılı kapsayan bir grafiğimiz var. Grafikte memur ve memur emeklileri ile işçi emeklilerine 2024, 2025 ve 2026 yıllarının altışar aylık dönemlerinde verilen enflasyon farklarının, enflasyonun nasıl altında kaldığını somut olarak görebilirsiniz. Bu veri setini geçmişe de uzatmak mümkün ama güncel olması bakımından son üç yılı aldım.

Bir kez daha vurguluyorum, enflasyonun eksiksiz ve tam hesaplandığını, Türkiye’deki harcama kalıbını tam yansıttığını ve vatandaşın bu hesaplamaya güveninin tam olduğunu varsayıyorum.

İşte durum ortada! Kesin doğru olduğunu varsaydığımız enflasyon bile memuru da, memur emeklisini de, işçi emeklisini de eziyor. Ne kadar aksi söylenirse söylensin, gerçek bu.

Zaten uygulama öylesine yalın bir sonuç ortaya koyuyor ki aksi nasıl söyleniyor, çalışanların ve........

© Ekonomim