BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Geçen yıl vizyona giren Superman filmi, Filistin sorununa örtük göndermeler ve bu bağlamda Filistin yanlısı bir tutum içerdiğine ilişkin tartışmalar bir yana, son derece iyi kalpli, hatta belki bir hayli naif, dolayısıyla cana yakın bir Superman portresi perdeye getirmesiyle dikkat çekmenin yanı sıra çizgi roman kökenli “süper köpek” Krypto’yu çizgi film mecrası dışında ilk kez beyaz perdeye taşıyan sinema filmi olmuştu (*). O filmin en sonunda bir dakikadan kısa bir sekansta Superman’in kuzeni Supergirl, Krypto’nun esas sahibi olarak perdede arzı endam edip Krypto’yu götürüyordu. Superman ve robot yardımcısı ise, sanki biraz sarhoş gibi görünen Supergirl’ün başka gezegenlerde alkollü içki içerek partileme huyundan yakınıyorlardı.
Geçen Cuma vizyona giren Supergirl filmi Superman’in kuzeninin tam da doğum günü vesilesiyle bir başka gezegende partilemekte olduğu günlerde başlıyor. Supergirl’de Superman ve kuzeni çok farklı mizaçlarda süper kahramanlar olarak betimleniyorlar. Supergirl, Superman’in “herkesin iyi tarafını, kendisinin ise gerçeği gördüğünü” söylüyor. Böylesi bir sinisizmin ötesinde bu filmdeki Supergirl dünyada yaşamakta olduğu kent olan Metropolis’i kendi kentiymiş gibi benimsemiş olan Superman’den farklı olarak kendini yersiz yurtsuz hisseden, bu yüzden biraz melankolik bir genç kadın. Alışıldık süper kahramanlara pek benzemiyor, hatta bu filmde finaldeki en son mücadele sahnelerine gelinceye dek Supergirl kostümünü dahi giymiyor, onu kimilerinin “pejmürde” diyeceği rahat kıyafetler içinde izliyoruz filmin ana gövdesi boyunca.
İki süper kahraman arasındaki mizaç farklılıkları iki süper kahramanın anavatanları olan Kripton gezegeninden ayrılış süreçleriyle bağlantılandırılıyor Supergirl’de. Daha sonra Superman olacak olan Kal-El, Kripton’un infilak etmesinin arifesinde ve henüz bebek iken babası tarafından bir rokete konulup dünyaya gönderilmiş. Daha sonra Supergirl olacak olan Kara Zor-El’in babası ise aslen yok olan Kripton’un bir parçasında bir çeşit fanus içinde yaşamaya devam eden toplulukta kalmış ve Kara bu toplulukta büyümüş. Ancak Kripton’un infilakıyla açığa çıkan ölümcül bir mineral er ya da geç bu topluluk sakinlerini de mahvetmeye başlayınca o da artık nihai yok oluştan başka bir şey getirmeyecek olan baba ocağından ayrılmak istemese de son çare olarak bir roket içinde dünyaya gönderilmiş. Fakat işte Kara’nın babasının Kripton kalıntıları içinde uzun süre yaşamaya devam etmesi, evladını yeni bir dünyaya göndermekte gecikmesi, ona yeni bir yol açılmasında gecikilmesi Kara’nın adı konulmamış, bitmeyen bir yas içinde........
