Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Tevfik Talha Okan’ın resimlerinde odalar, halılar, mobilyalar, kapılar, duvar süsleri ve insan figürleri sık sık aynı sahneyi paylaşır. İlk bakışta tanıdık olan bu mekânlar kısa sürede alışıldık düzenlerini kaybeder. Perspektif kırılır, ölçekler değişir, nesneler farklı yönlere döner, bedenler beklenmedik pozlara girer. Bir oda artık yalnızca figürlerin bulunduğu bir iç mekân değildir; halısı, eşyaları, duvarları ve değişen bakış açılarıyla resmin kuruluşuna doğrudan katılır.
Okan tek bir bakış noktasına bağlı kalmaz. Bir halıyı ya da zemini yukarıdan gösterirken hemen yanındaki figürü karşıdan görebiliriz; duvar öne gelir, zemin dikleşir, nesneler aynı mekânda farklı açılardan görünür. Minyatür geleneğiyle kurulabilecek bağ en açık biçimde burada ortaya çıkar. Tek bir noktadan bakılarak oluşturulan derinlik yerine, aynı resim içinde birden fazla bakışın yan yana bulunmasına izin verir. Böylece mekân gerçek hayattaki görünüşünü birebir taklit etmekten çok, resmin ihtiyacına göre yeniden düzenlenir.
Ancak Okan’ın minyatürle ilişkisi yalnızca perspektifle sınırlı değildir. Halılar, bezemeler, geometrik düzenler ve ayrıntıya verilen önem de bu görsel hafızayı çağrıştırır. Bunlar geçmişe ait işaretler olarak ayrı bir yerde tutulmaz; spor yapan ya da dövüşen figürlerle, sandalyelerle, kitaplarla ve gündelik eşyalarla yan yana gelir. Geleneksel motif, çağdaş hayatın içinde yeniden kullanılır ve resmin doğal bir parçası hâline gelir.
Okan ağırlıklı olarak akrilik boya kullanır. Resimlerinde akrilik; örtücü renk alanlarında, katmanlarda, belirgin konturlarda ve desenlerde kendini gösterir. Işık-gölgeyle kurulmuş bir hacim duygusundan çok, renk alanlarının birbirinden ayrılması ve yüzeyde oluşturduğu ritim öne çıkar. Mat ve yoğun renklerin yanında yer yer görünür kalan fırça izleri ve daha serbest boya hareketleri, desenlerin oluşturduğu düzeni gevşetir. Böylece resimlerinde kontrollü, neredeyse grafik denebilecek bölümlerle boyanın hareketinin daha açık hissedildiği serbest alanlar yan yana gelir.
Çizgi de bu teknikte belirleyici bir rol üstlenir. Figürler, nesneler ve mimari öğeler çoğu zaman konturla tanımlanır; renk ve desen bu sınırlarla birlikte ya da zaman zaman onlara karşı çalışır. Işık-gölgeyle kurulmuş hacimden çok çizgi, renk alanları ve........
