SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
1718 yılında kurulan French Quarter bölgesi, New Orleans’ın tarihi, turistik ve eğlence merkezidir. Bu bölge içindeki, Place D’Armes’dan Rue de Royale’e giden yol üzerinde, 185m. uzunluğunda ve 5 m. derinliğinde olan Korsan Geçidi isimli sokakta yer alan restaurant-barlar ise 1720 yılından günümüze kadar gemicilerin (18-19. asırda çoğu korsan) devamlı gittikleri yerlerdir.
1720 yılında kurulan ve bugün de açık olan Amerika’nın en eski katedrali St. Louis Katedrali ve onun karşısındaki asırlardır düelloların yapılma alanı olan St. Anthony Parkı, Korsanlar Geçidi’nin yanında bulunur.
Bu sokağın bir diğer ucunda ise 1769’da kurulan Calabozo ismi verilen İspanyol Hapishanesi yer almaktadır. Bu hapishane mahkûmları arasında, dünya tarihinin en önemli korsanlarından biri olan Jean Lafitte yer almıştır. 1800 lerin başlarında, zamanın en ünlü korsanı olan Jean Lafitte’nin yakalanması için Louisiana Eyaleti valisi 300 $ para ödülü vereceğini duyurmuştur (O zamanlar bütün eyaletin yıllık bütçesi sadece 600 $’dı). Bu büyük ödüle karşılık korsan Lafitte eyalet valisini yakalayıp getirecek kişiye, kendisinin 1000 $ ödül vereceğini ilan etmiştir.
Bundan yaklaşık iki yüz yıl evvel, belki de bu kadar tarihsel özellik ve anılarla dolu atmosfer içinde yer almasından dolayı, Korsanlar Geçidi Sokak’taki Joe’s Eye Barı müdavimleri, tarihe yeni bir yön vermeye karar verirler.
1819 yılının serin sonbahar akşamlarından birinde, Joe’s Eye Bar coşkulu bir gecesini geçirmekteydi. Çoğu korsan olan gemiciler içkinin etkisiyle sarhoş olmuş, hepsi aynı anda konuşmaktaydılar. O gürültü arasında bir ses yükseldi: “Napolyon’u kurtarmalıyız!” Bu cümle duyulunca birden herkes konuşmasını kesti. Gürültü aniden kesildi. O sarhoş kişiler onlar değilmiş gibi, meyhanedeki herkes ciddileşti. Bu konuda herkes bir şeyler söylemeye başladı. 1815’te Napolyon Bonaparte, St. Helena isimli küçük bir adada sürgüne gönderilmişti. Napolyon’un kurtarılması konusu, meyhanedeki gemiciler için o gecenin güzel bir sarhoş muhabbeti olmuştu. Napolyon’u seviyorlardı, kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyorlar ve onun kaçırılıp tekrar Fransa’nın başına........
