Fatma Yenidoğan’la ile İtalyan Lisesi Direnişi Üzerine
İtalyan Lisesi’ndeki Türk asıllı öğretmenler bir süredir grevdeler. Adil bir ücret ve sistem talep eden İtalyan lisesi öğretmenlerinden Fatma Yenidoğan’la bu grevi ve grev yapan öğretmenlerin taleplerini konuştuk.
Kendinizi tanıtıp okulda yaşadığınız süreci özetler misiniz?
Merhaba, ben Fatma Yenidoğan. Meslekte onuncu yılımdayım ve çalıştığım okulda ikinci yılımı tamamlıyorum. Öğretmenim.
Benim deneyimlediğim süreç, bazı meslektaşlarıma kıyasla daha kısa bir süredir devam ediyor; bazı öğretmenlerimiz aynı kurumda on beş yıldır görev yapmaktadır. Dolayısıyla yaşanan sorunların geçmişi, benim çalışma süremden daha eskidir.
Okulda maaş artışının uzun süredir yapılmadığını gözlemledim. İkinci yılımda, maaş artışının neden yapılmadığını doğrudan yönetimle görüşerek sormak istedim. Yönetimin yanıtı, bu konuda yetkilerinin sınırlı olduğu yönündeydi.
Buna karşılık, öğrencilerin ücretlerinde geçmiş birkaç yıl içinde önemli artışlar yapılmıştır. Öğretmen maaşları ise farklı kriterler esas alınarak belirlenmektedir. Türkiye’deki enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde, brüt 60–65 bin TL aralığında maaşlarla geçinmeye çalışıyoruz. Bazı öğretmenlerimiz bizden de düşük brüt maaş almaktadır.
Buna karşılık yerel kontratlı olmalarına rağmen yani bizimle aynı statüde olan bazı öğretmenler ve personeller bizden iki kat fazla maaş almaktadır. Bu eşitsizliğin temel nedeni o kişilerin İtalyan olması mıdır? Bu soru içimizden sürekli yükselen bir soru olmuştur.
Ayrıca Türk öğretmenler, görevin gerektirdiği nöbetler ve ders yükü açısından farklı uygulamalara maruz kalmaktadır. Ders programları belirli talepler doğrultusunda hazırlanmakta ve ek ders ücretleri eşit şekilde dağıtılmamaktadır. Dersler 50 dakika, teneffüsler ise yalnızca 5 dakikadır.
Maddi eşitsizliğin yanı sıra, bazı iletişim ve saygı sorunları da yaşanmaktadır. Görüşme taleplerine yanıt alınmaması, haklı taleplerimiz karşısında olumsuz ifadeler kullanılması gibi durumlar süreci yıpratıcı hâle getirmiştir.
Bu koşullar nedeniyle, meslektaşlarımla birlikte sendikal haklarımız çerçevesinde harekete geçmeye karar verdik. Görüşmeler ve arabuluculuk süreçlerinin ardından grev kararı aldık. Haftalık yüzlerce saat ders boş geçmektedir; öğrencilerimizin mağduriyetini istememekle birlikte başka bir çözüm yolu kalmamıştır.
Bu kararı ne zaman ve hangi çatı altında aldınız? Ne zamandır eylem yapıyorsunuz?
Sorun birkaç yıldır devam etmektedir. 2025 Haziran ayında sendikal olarak organize olduk. Tez koop iş sendikasına üye olduk. Belli sayıya ulaştık. Altı ay süren görüşmeler ve arabuluculuk sürecinin ardından 2 Şubat’ta greve başladık.
Grevimiz, öğrencilerin eğitim süreçlerini olumsuz etkilememek için dikkatle planlanmıştır. Son güne kadar olumlu bir yanıt beklenilmiş ve maalesef grev kararı alınmak zorunda kalınmıştır. Haftalık yaklaşık 700 saat ders boş geçmektedir. Sunulan zam oranlarının yetersizliği nedeniyle uzlaşma sağlanamamıştır.
Talepleriniz nelerdir?
Her öğretmenin saygı görmesi Sendikal faaliyet nedeniyle baskı uygulanmaması ve iş güvencesinin sağlanması Eşit işe eşit ücret (Yabancı okullardaki Türk öğretmenlerle eşitlenmek) Enflasyon oranında maaş artışı Daha uzun süreli sözleşmeler ile istikrar sağlanması Daha insani ders ve teneffüs süreleri Ek ders ücretlerinin eşit dağıtılması Nöbetlerin eşit paylaşılmasıBu taleplere herhangi bir yanıt alabildiniz mi?
Bazı taleplerimiz kabul edilmiştir. Ancak temel konularda uzlaşma sağlanamamıştır; sunulan zam oranları beklentileri karşılamamaktadır.
Kamuoyundan destek görüyor musunuz?
Evet, veliler, öğrenciler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarından önemli destek alıyoruz. Bu destek moral ve motivasyon açısından çok değerli.
Eylemler öğrenciler ve veliler tarafından nasıl karşılanıyor?
Bazı öğrenciler ve veliler temkinli davranıyor; özellikle vize kaygısı olanlar açık destek vermekte çekingen davranıyor. Ancak yanımıza gelerek dayanışma gösteren çok sayıda öğrenci ve veli de bulunuyor.
Kamuoyuna vermek istediğiniz mesaj
Hak aramak meşru ve onurludur. Bu süreç, haksızlıklar karşısında sessiz kalmak zorunda hisseden tüm öğretmenler ve emekçiler için bir cesaret kaynağı olabilir.
Türkiye’nin mevcut hâli ve geleceği hakkında umutlu musunuz?
Evet, umutluyum. Zor dönemlerde umudu korumak bir ihtiyaçtır. Daha adil ve özgür bir gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz.
