menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şu anki aklım ve görgümle liseye başlasaydım!

13 0
13.10.2026

Liseyi 1993-1995 yılları arasında, kredili sistem döneminde iki buçuk yılda bitirdim. Ara vermeden üniversiteye başladım. Ardından yüksek lisans ve tabii ki hayat okulu... EYT'yi de altı ayla kaçırmasaydım şimdi emekliydim bile!

Bugünkü aklım ve görgümle lisenin başına dönseydim eminim çok farklı şeyler yapardım. Söyleyeceklerim bir liselinin bile hayatına dokunursa kendimi mutlu hissederim.

Öncelikle zamanımı çok daha iyi planlardım. Derslerime, ödevlerime, araştırmalarıma, kitap okumaya ve dinlenmeye ayıracağım vakitleri daha iyi düzenlerdim. Dersi derste öğrenmeyi, eve gelip tekrar etmeyi alışkanlık haline getirirdim. Hiç yapmadığım bir şeyin hakkını vermeyi de çok isterdim: Ders sırasında anlamadığım bir şeyi, mahalle baskısı misali sınıf baskısı hissetmeksizin öğretmene rahatlıkla sorardım.

En ufak bir hastalıkta okula gitmemeyi tercih etmek yerine, “Acaba bugün ne öğreneceğim?” bilinciyle hareket ederdim.

Pek çoğumuzun bir türlü baş edemediği bir yabancı dil öğrenmeyi, fırsat varken lisede hallederdim. Sonrasında da unutmamak için sürekli pratik yapardım. Daha az dizi ve film izler, yaşıma uygun kitaplar okuyarak kendimi geliştirirdim. Bilim ve teknoloji alanında neler olup bittiğini takip etmek için güncel dergilere abone olurdum.

Evime yakın bir halk kütüphanesine üye olur, babamın vergileriyle parasını çoktan ödediği bu kütüphanelerdeki kitaplardan olabildiğince yararlanırdım. İleride hangi mesleği yapmak istediğime dair araştırmaları da son sınıfa bırakmazdım.

Bir de şu meşhur soruyu kendime daha az sorardım: “Bu ders ileride benim ne işime yarayacak?”

Meğer okulda öğrendiğimiz her şey, ileride işimize yarayabilecek bilgi parçacıklarıymış. Üstelik........

© Eğitim Ajansı