menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumsal sorunları okula havale etmek çözüm mü?

16 0
19.05.2026

Eğitimde şiddet ve zorbalık ne zaman gündeme gelse, refleksimizi çoğu zaman iki noktada veriyoruz: güvenlik tedbirleri ve yeni dersler.

Zorbalık, kapıdaki polisi görünce yok olan bir davranış değildir. Şiddet, okul bahçesine güvenlik görevlisi girince buharlaşan bir kültür değildir. Empati eksikliği de bir ihbar hattıyla dolacak bir boşluk değildir.

Bu sorun daha derindir. Daha köklüdür. Sadece okulun duvarları arasında doğmaz.

Güvenlikçi yaklaşımın yanında bir başka refleksimiz daha var: Her toplumsal soruna yeni bir ders açmak.

Trafik sorunu varsa trafik dersi… Sağlık bilinci eksikse sağlık dersi… Çevre duyarlılığı zayıfsa çevre dersi… Nezaket kaybolduysa nezaket dersi… Şimdi de zorbalık ve empati için yeni bir ders…

İlk bakışta makul görünüyor. Çünkü eğitim önemlidir. Bilgi gereklidir. Çocukların trafik, sağlık, çevre, nezaket, vatandaşlık, medya okuryazarlığı, afet bilinci ve sosyal beceriler gibi alanlarda farkındalık kazanması gerekir.

Ancak burada gözden kaçırdığımız temel gerçek şudur:

Her sorunu ders yapmak, her sorunu çözmek anlamına gelmez.

Bazen ders açmak, sorumluluğu müfredata havale etmektir. Bazen yetişkinlerin çözmesi gereken bir kültür sorununu çocukların defterine yazmaktır. Bazen de toplumun aynaya bakmak yerine okula bakmayı tercih etmesidir…

Bugün eğitim sistemimizin müfredatına baktığımızda oldukça geniş bir tabloyla karşılaşıyoruz: değerler, vatandaşlık, rehberlik, trafik güvenliği, çevre eğitimi, afet bilinci, medya okuryazarlığı, hukuk, adalet, temel yaşam becerileri, görgü kuralları ve nezaket…

Peki, bu kadar ders varsa neden hâlâ bu kadar davranış sorunu yaşıyoruz?

Demek ki mesele yalnızca ders eksikliği değildir. Demek ki mesele yalnızca konu........

© Eğitim Ajansı