Reyting sıralamaları
Gazetelerin tiraj, televizyonların reyting, sosyal medyanın tık sayısı, şirketlerin ise bilanço yarışı var. Üniversiteler ise bu kervana sıralama ile katıldı. Tartışmalara neden olsa da mücadele devam ediyor. Peki ne kadar adil, ne kadar gerçekçi ne kadar güvenilir? O nereden baktığınıza bağlı!
Örneğin en çok satan gazete en iyi gazete mi?
En yüksek puanla öğrenci alan lise ve üniversiteler en iyileri mi?
En çok izlenen televizyon programları en iyi olanlar mı?
En çok kazanan şirketler en başarılılar mı?
En çok oy alan, en çok şampiyon olan, en hızlı yol alanlar en iyiler mi, işini en iyi yapanlar mı yoksa en iyi algı yaratanlar mı?
Hangi kriterleri uygularsanız uygulayın, hangi sıralamayı yaparsanız yapın mutlaka rahatsız olanlar çıkacaktır.
Bu yüzden sıralamaları öyle ya da böyle elbette ciddiye almak gerekir ama çok da takılmamak gerekir. Çünkü matematikte olduğu gibi bu tür sıralamalarda birisi için doğru olan herkes için doğru değildir. Doğrular hedeflere ve beklentilere göre değişir…
Üniversite sıralamalarına gelince, dünya genelinde uzun yıllardır yapılıyor. Ülkemizde de son yıllarda farklı şekillerde gerçekleşiyor.
Tüm bu sıralamalara farklı ve güncel bir bakış açısı getirilmesi gerektiğini başkaları bir yana en azından biz defalarca dile getirdik ama devamı gelmiyor.
Boksta nasıl ki ağır sıklet ve tüy sıklet aynı ringe çıkmıyorsa, lise ve üniversitelerde de yüzlerce ya da onlarca yıllık kurumlar ile çok yeni olanlar aynı sıralama içerisinde yer almamalı.
Örneğin 100 yıllık kurumlar ayrı değerlendirilmeli, 30, 50 ve 20 yıl altı kurumlar ayrı değerlendirilmeli.
Örneğin tıp fakültesi olan kurumlar ile olmayanlara farklı bir gözle bakılmalı.
Örneğin sıralamalar üniversite bazında değil, fakülte hatta bölüm bazında yapılmalıdır.
Örneğin öğrenci sayısı, onlarca yeni üniversiteye kurucu üniversite........
