Nasıl bir eğitim?
Dünyanın neresine giderseniz gidin eğitimden şikâyetçi olmayan yok gibi. Çünkü bu elbise artık gençlere dar geliyor. Beklentiler yükseldikçe kazanımlar azalıyor. Diplomanın itibarı hiçbir zaman böylesine değersizleşmemişti! Okula koşanlar değil kaçanlar artıyor!
Peki nasıl bir eğitim isteniyor, nasıl bir tablo çocuklarımızı bekliyor?
Ülkelerin gençlerden beklentileri çok farklı. Kimileri mesleki eğitime, bilime ve AR-GE’ye ağırlık veriyor, kimileri diplomaya, kimileri de istihdama…
Gençler ise eğitim süreleri kısalsın, diplomalar istihdam odaklı ve yaşamlarını sürdürebilecek bir düzeyde olsun istiyor.
Velilerin, işverenlerin, öğretmenlerin istekleri ise çok daha çok hayata dair.
Ebeveynler çocukları sınav yükü altında ezilmesin, mezun olduklarında iş bulsun, aldıkları maaşla ayakta kalabilsinler arzusunda.
İşverenler de eğitim kalitesinin artırılmasını, ara insan gücü yetiştirilmesine yani mesleki eğitime daha fazla önem verilmesini ısrarla dile getiriyorlar.
Geleceğin mimarı öğretmenlerimizin en büyük beklentileri ise liyakatin, pedagojik kuraların, erken yönlendirmenin, atanma ve kariyer süreçlerinin daha adil, daha az yıpratıcı, daha seçici ve en önemlisi de öğrenciler için bir rol model olan öğretmenlerinin saygınlığını her yönüyle koruyan maddi ve manevi desteğin sağlanması…
Bunlar o kadar zor mu?
Daha ilk günden itibaren........
