Kentsel dönüşümde güvence mimarisi
İstanbul dönüşümü, dünyanın en büyük kentsel risk projelerinden biri.
Yüz binlerce bağımsız bölümün, milyarlarca liralık finansmanın, binlerce müteahhidin ve milyonlarca insanın aynı risk ekosistemi içinde yer aldığı devasa bir dönüşümden söz ediyoruz.
Türkiye’nin deprem gerçeği, özellikle İstanbul ve Marmara söz konusu olduğunda yalnızca bir yapı güvenliği meselesi değil; aynı zamanda finansman, sigorta, şehircilik ve toplumsal dayanıklılık meselesi.
Finansmana erişim dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri. Bu nedenle kentsel dönüşüm için açıklanan kredi kampanyaları ve finansman modelleri önemli bir adım.
Ancak konuya yalnızca kredi veya inşaat perspektifinden bakmak yeterli kalmayabilir. Kentsel dönüşüm aynı zamanda bir risk yönetimi ve güvence mimarisi projesi olarak değerlendirilmeli.
Bugün tabloya baktığımızda, müteahhidin projeyi tamamlayamaması riskine karşı bina tamamlama sigortası (BTS) veya banka teminatı; inşaat sürecinde İnşaat All Risks ve sorumluluk sigortaları; teslim sonrasında ise zorunlu deprem sigortası (ZDS) ve konut sigortaları devreye giriyor. Bu çözümler tek tek mevcut, ancak asıl önemli olan bunların bir güvence zinciri olarak birlikte çalışıp çalışmadığı.
İstanbul ve Marmara gibi yüksek deprem riski taşıyan bir bölgede, kentsel dönüşümün inşaat ve finansmanla........
