Her üç büyük şirketten biri incelemede: Şimdi ne yapmalı?
Geçen hafta 2027- 2029 Orta Vadeli Programı açıklandı. Program metninden çok, Hazine ve Maliye Bakanı’nın toplantı sonrasında paylaştığı denetim rakamları dikkatimi çekti. Bakan’ın verdiği rakamlara göre büyük şirketlerde vergi inceleme oranı 2024’te yüzde 11 iken 2026’da yüzde 31,3’e çıkmış. Orta ölçekli şirketlerde oran yüzde 3,6’dan yüzde 7,3’e yükselmiş; küçük ölçekli şirketlerde ise yüzde 2,1’den yüzde 1,1’e gerilemiş. Gelir vergisi beyannamesi sayısı 3,8 milyondan 5,5 milyona ulaşmış.
Rakamlar haber sayfalarında yer aldı; ama bu rakamların bir mükellef için ne anlama geldiği pek konuşulmadı. Bu yazıda üç soruya cevap aramaya çalışacağım:
* Bu tablo yeni mi, yoksa bir süredir işaret ettiğimiz gidişatın resmileşmesi mi?
* “Tespitler denetim başlamadan mükellefle paylaşılıyor” söylemi ile sahadaki uygulama örtüşüyor mu?
* Büyük ve orta ölçekli bir şirket bu tabloya bugünden nasıl hazırlanmalı?
Hedef büyük şirketlerin tüm yıllarını sürekli gözden geçirmek
Bu köşeyi takip eden okurlar hatırlayacaktır; Mali İdarenin izleme ve denetim kapasitesindeki artışa bir süredir dikkat çekmeye çalışıyorum.
Dolayısıyla OVP sonrası açıklanan rakamlar bir sürpriz değil; adım adım kurulan bir denetim mimarisinin resmi ilanı. Üstelik Bakan bu tercihi açıkça ifade etti: Denetim büyüklere kaydırılıyor, küçüklerde inceleme oranı yarıya iniyor. Küçük mükellefe “sizinle klasik incelemeyle değil, izaha davet, gözetim programı ve yazıyla ilgileneceğiz” deniyor; büyüğe ise “üçte biriniz her yıl masaya oturacak” deniyor.
“Denetimden önce paylaşıyoruz” söylemi saha ile örtüşüyor mu?
Bakan, büyük veri analitiği ve yapay zekâyla yapılan tespitlerin denetim başlamadan mükellef veya temsilcisiyle paylaşıldığını, düzeltme imkânı tanındığını söyledi. Bu yaklaşımı doğru buluyorum ; izaha davet ve VDK-İHD tam da bu mantıkla kurgulandı.
* Paylaşılan tespit, çoğu zaman bir “veri uyumsuzluğu”dur; hukuki nitelendirme değildir. Banka hareketiniz........
