menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye ekonomisinde enflasyonun yeni rotası

16 0
08.04.2026

Türkiye ekono­misi için Hazi­ran 2023, sadece bir takvim değişikliği değil, aynı zamanda makroekonomik pa­radigmada köklü bir "rasyonele dönüş» eşiğiydi.

Bu tarihten itibaren uygulama­ya konulan sıkı para politikası, seçici kredi sıkılaş­tırması ve mali disiplin odak­lı yeni yol haritası, etkilerini en somut şekilde fiyat endeksle­ri arasındaki korelasyonda his­settirdi. Geçmişte üreticinin sırtında birikip tüketiciye yan­sıyan o devasa maliyet baskısı, bugün yerini daha öngörülebi­lir ve kontrol edilebilir bir den­ge arayışına bırakmış durumda.

Maliyet baskısından talep kontrolüne: Geçişkenlik etkisi

Haziran 2023 verilerine bak­tığımızda, yıllık TÜFE’nin 8,21, Yİ-ÜFE’nin ise @,42 seviyelerinde olduğunu görü­yoruz. O dönemde kur korumalı mevduatın kademeli tasfiyesi ve döviz kurlarındaki serbestleş­me eğilimi, üretici maliyetleri üzerinde ciddi bir “maliyet itiş­li” baskı oluşturmuştu. Makro­ekonomik açıdan en kritik gös­terge olan ÜFE-TÜFE maka­sı, üreticinin üstlendiği ancak henüz rafa yansıtmadığı potan­siyel enflasyonu temsil eder. 2023’ün ikinci yarısında bu ma­kasın kapanmaya başlaması, bir yandan birikmiş maliyetlerin tüketiciye yansıtılma hızının arttığını, diğer yandan ise iç ta­lebin yüksek faiz ortamıyla diz­ginlenmeye başladığını kanıtlar nitelikteydi.

2024 yılı sonuna gelindiğinde tablo radikal bir değişim göster­di. Yıllık TÜFE D,38 seviye­sindeyken, ÜFE (,52 bandı­na gerileyerek makroekonomik literatürde “dezenflasyonist denge” olarak adlandırılan bir makas değişimi........

© Dünya