menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital dönüşümün yeni eşiği: Türkiye’nin yapay zekâ karnesi ve makroekonomik yansımaları

39 0
07.10.2026

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ya­yımladığı 2026 yılı Yapay Zekâ İstatistikle­ri raporu, ülkemizde dijital dönüşümün ne kadar büyük bir ivme kazandığını ve yapay zekâ tekno­lojilerinin hem toplumsal yaşamda hem de ku­rumsal yapılarda nasıl kök saldığını gözler önüne seriyor.

Açıklanan veriler, üretken yapay zekânın sadece bireysel merakın ötesine geçerek üretim, hizmet, pazarlama ve eğitim süreçlerinin ayrıl­maz bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bu hızlı benimseme süreci, önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin verimlilik, istihdam ve küresel rekabet gücü dinamiklerini temelden ye­niden şekillendirme potansiyeli taşımaktadır.

Bireysel benimsemede gençlik ve eğitim etkisi

TÜİK araştırmasının sonuçlarına göre, üret­ken yapay zekâ teknolojilerini kullandığını beyan eden bireylerin oranı 2025 yılındaki ,2 sevi­yesinden 2026 yılında 7,6’ya yükselerek tam iki katına ulaşmış durumdadır. Bireysel kullanım oranları cinsiyet bazında incelendiğinde ise ka­dınların 8,1’lik oranla erkeklerin (7,2) ha­fifçe önünde yer aldığı görülmektedir.

Demografik ve yaş gruplarına göre inceleme yapıldığında, yapay zekâ adaptasyonunun esas lokomotifinin genç nüfus olduğu anlaşılmak­tadır. 16-24 yaş grubundaki bireylerin d,9’u, 25-34 yaş grubundakilerin ise U,7’si yapay zekâ araçlarından aktif olarak faydalanmakta­dır. Eğitim seviyesi arttıkça kullanım oranındaki yükseliş de dikkat çekicidir: Yükseköğretim me­zunu bireylerde b,7 olan kullanım oranı, ilko­kul mezunlarında %8,5 seviyesine gerilemekte­dir. Bireylerin †,4’ü bu araçları özel kişisel amaçlarla kullanırken, 7,3’ü........

© Dünya