Yapay zekâ holokrasiyi neden yeniden gündeme taşıdı?
Şirketlerin organizasyon şemaları yaklaşık yüz yıldır aynı mantıkla çiziliyor. Tepede yönetenler, aşağıda uygulayanlar, arada ise katman katman yöneticiler... Yapay zekâ bu düzeni yeniden şekillendiriyor. Bunun sonucu olarak, yıllar önce beklenen etkiyi yaratamayan holokrasi yeniden tartışılıyor.
Holokrasi, Yunanca holos (bütün) ve kratos (güç, yönetim) sözcüklerinden türetilmiş bir kavram. Yönetim gücünün tek bir merkezde toplanmasını değil, organizasyonun bütünü içinde tanımlanmış rollere dağıtılmasını esas alıyor. Yetkinin unvanlardan çok sorumluluklara bağlandığı bu model, uzun süre idealist bulundu. Bugün ise yapay zekâ sayesinde çok daha uygulanabilir bir zemine kavuşuyor.
Aslında Brian Robertson tarafından geliştirilen Holacracy modeli, daha önce birçok şirkette denendi. Beklenen yaygınlığa ulaşamadı. Çünkü dağıtılmış karar yapısını destekleyecek teknolojik altyapı yeterince gelişmemişti. Karar alma özgürlüğü artarken koordinasyon yükü büyüyordu.
Holokrasi ve pod çalışma modeli arasındaki ilişki
Bugün aynı modeli yeniden tartışmamızın nedeni, yapay zekânın etkisiyle birlikte pandemi sonrasında yaygınlaşan hibrit çalışma düzeni, küresel yetenek havuzlarının büyümesi ve proje bazlı çalışma kültürünün güçlenmesi. Holokrasi tek başına bütün sorunları çözen bir reçete sunmuyor; 0ancak şirketlerin organizasyon tasarımını........
