menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk işletmelerine Çin ile mücadele reçetesi

46 0
26.08.2026

Dünyada yeni bir ti­caret savaşı baş­lıyor. Ancak bu kez sa­vaşın cephanesi yal­nız gümrük vergileri değil; ölçek, teknolo­ji, devlet destekleri, enerji maliyeti ve fi­yat. Türkiye'nin önün­de ise kritik bir tercih var: Çin'le maliyet ya­rışına girmek mi, yok­sa Çin'in kolay taklit edemeye­ceği bir üretim modeli yaratmak mı? Çin 2025 yılını yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık rekor dış ticaret fazlasıyla tamamladı.

Daha önem­lisi, ABD'nin uyguladığı tarifeler Çin ihracatını durdurmadı; yalnız­ca yönünü değiştirdi. Çin'in ABD'ye ihracatı gerilerken Afrika'ya %,8, ASEAN ülkelerine ,4 ve Avrupa Birliği'ne %8,4 arttı. Tem­muz 2026'da Çin ihracatındaki yıl­lık artışın $'e ulaşması ve yal­nızca bir ayda yaklaşık 113 milyar dolar dış ticaret fazlası verilmesi, meselenin geçici olmadığını göste­riyor. Bu tabloyu sadece “Çin ucuz mal satıyor” diye açıklamak da hata olur.

Çin'in avantajının arkasında dev üretim ölçeği, entegre tedarik zincirleri, teknolojik ilerleme ve güçlü sanayi politikası var. Buna bir de Çin iç talebindeki zayıflık ve ka­pasite fazlası eklenince fabrikala­rın çıkış kapısı dünya pazarları olu­yor. Yeni Çin şoku artık oyuncak ve tekstilden ibaret değil. Elekt­rikli otomobil, batarya, güneş paneli, makine, elektronik ve ile­ri teknoloji ürünleri de aynı dal­ganın içinde.

Amerika duvar örüyor, Avrupa kalkan kaldırıyor

ABD yönetiminin şimdi Çin'de­ki “aşırı üretim kapasitesi” gerek­çesiyle Çin mallarına ilave %7,5 tarife uygulamayı değerlendirdiği bildiriliyor. Washington daha ön­ce elektrikli araçlardan stratejik teknolojilere kadar birçok alanda Çin'e karşı ticaret engellerini yük­seltmişti. Yeni düzenleme gerçek­leşirse korumacılık artık istisna değil, küresel ticaretin yeni norm­larından biri olacak.

Avrupa da aynı baskıyı hisse­diyor. Çin menşeli elektrikli oto­mobillere yönelik önlemlerin ar­dından Almanya'da Çin hibrit oto­mobillerinin de tarifelere dahil edilmesi çağrıları başladı. Avru­pa'nın diğer silahı ise karbon. Sı­nırda Karbon Düzenleme Me­kanizması'nın (CBAM) mali yü­kümlülükleri 1 Ocak 2026'da başladı. Demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi sektörlerde karbon artık yalnız çevre meselesi değil, doğrudan üre­tim maliyeti ve pazar erişimi mese­lesi. Dünya açık pazardan kontrollü pazara doğru ilerliyor. Ve Türkiye tam bu fırtınanın ortasında.

Türkiye'nin Çin açığı alarm veriyor

2026'nın ilk yedi........

© Dünya