menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel fırtına: 2026 ilk çeyrekte dünya ve Türkiye’nin denge arayışı

11 0
01.04.2026

Yeni dünya ekonomisi-ve­ri değil risk yönetiyor. 2026 yılına girilirken dünya eko­nomisi artık klasik makro göster­gelerle okunabilecek bir yapıdan çıkmış durumdadır. Enflasyon, büyüme ve faiz hâlâ önemlidir; ancak bunların yönünü belirle­yen ana faktör artık jeopolitik risklerdir. Özellikle İran–ABD– İsrail hattında tırmanan gerilim, yalnızca bölgesel bir güvenlik sorunu değil, küresel ekonomik sistemin temel parametrelerini yeniden tanımlayan bir kırılma noktasıdır.

2026’nın ilk üç ayı, bu yeni eko­nomik düzenin ilk somut verile­rini üretmiştir. Küresel ekonomi bir yandan sıkı para politikala­rının gecikmeli etkilerini hisse­derken, diğer yandan enerji fiyat­ları ve ticaret akışları üzerinden yeni bir şok dalgasıyla karşı kar­şıya kalmıştır. Türkiye ise bu kü­resel türbülansın ortasında hem kendi iç dengelerini kurmaya ça­lışan hem de dış şoklara açık bir ekonomi olarak kritik bir eşikten geçmektedir.

Dünya ekonomisi: Kırılgan denge ve yavaşlayan büyüme

Küresel büyümede momen­tum kaybı

2026 ilk çeyrek verileri, küre­sel büyümenin belirgin şekilde yavaşladığını göstermektedir:

-Küresel büyüme: %2,6 – %2,9

-Euro Bölgesi: %0,8 – %1,2

Bu tablo, pandemi sonrası güç­lü toparlanmanın artık sona erdi­ğini ve dünya ekonomisinin “ya­vaş büyüme rejimine” geçtiğini göstermektedir.

Yüksek faizlerin tüketimi bas­kılaması

Yatırım iştahının düşmesi

Sanayi üretiminde zayıflama

Küresel ticaret hacminde da­ralma (%1–2)

Enflasyon: Düşüş var ama ka­lıcı değil

2026 Mart itibariyle:

-ABD enflasyon: %3,2 – %3,5

-Euro Bölgesi: %2,7 – %3,0

-Çekirdek........

© Dünya