İran geriliminin Türk şirketlerine görünmeyen faturası
Savaş binlerce kilometre uzakta olabilir. Ama faturası fabrikanın kapısına, şirketin kasasına ve tüketicinin cebine kadar geliyor.
18 Ağustos 2026 sabahı Brent petrol yeniden 91 doların üzerine çıktı. ABD–İran görüşmelerinin kalıcı bir uzlaşmaya dönüşememesi, İran’ın daha saldırgan bir askeri pozisyona geçebileceği mesajı ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden zayıflaması enerji piyasalarında risk primini yükseltti. Brent petrol 91,49 doları gördü.
Ancak Türkiye açısından mesele yalnızca petrol fiyatının yükselmesi değil.
Hürmüz’de yaşanan jeopolitik gerilim, birkaç hafta içinde Türk şirketlerinin enerji maliyetine, navlununa, kur riskine, işletme sermayesine ve finansman giderine dönüşebilir.
Çünkü küresel ekonomide artık savaşların cephesi yalnızca haritalarda değil, bilançolarda da açılıyor.
Hürmüz küçük bir boğaz, ekonomik etkisi devasa
Hürmüz Boğazı dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri.
2025 yılında buradan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü, yani dünya deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte biri geçti.
2025’in son çeyreğinde günlük 21,6 milyon varil olan petrol geçişi, savaşın ardından 2026’nın ikinci çeyreğinde sadece 4,9 milyon varile kadar geriledi.
Rakamın büyüklüğü aslında yaşanan şoku anlatıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı ağustos raporunda Körfez üretiminin hâlâ savaş öncesinin 8,3 milyon varil/gün altında bulunduğunu ve küresel petrol arzının 2026 genelinde ortalama 4,3 milyon varil/gün azalabileceğini hesaplıyor.
Dolayısıyla bugün Brent’in 90 dolar civarında bulunmasına bakıp “kriz fiyatlandı” demek tehlikeli.
Çünkü sorun sadece ham petrol değil.
Rafineri kapasitesindeki sıkışıklık nedeniyle özellikle motorin ve jet yakıtı tarafında fiyat baskısı daha sert kalabiliyor. Başka bir ifadeyle petrol düşse bile fabrikanın, kamyonun veya lojistik şirketinin kullandığı yakıt aynı hızla ucuzlamayabilir.
Türkiye neden daha kırılgan?
Türkiye enerji ithalatçısı bir ekonomi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye’nin enerji ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini ithalatla karşıladığını, yıllık enerji ithalat faturasının da yaklaşık 60–70 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtiyor.
Dolayısıyla petrol fiyatındaki........
