Uluslararası hukuk öldü
Yeni yılı yeni yazı dizisiyle karşılayalım dedik. Geçen haftaki ilk yazımıza “bizim nesil her yeni yılı ‘bir öncesine benzemez inşallah’ diye karşıladı. Bu dileğimize uyan yıllar oldu tabii ki. Ama geneli ‘gelen gideni aratır’ şeklinde cereyan etti” diye giriş yaptık. Yeni yıla girmenin heyecanı daha geçmeden yılın üçüncü günü ABD, Venezuela’ya operasyon düzenledi, ülkenin Başkanı Maduro ve eşini ele geçirip uyuşturucu trafiğini yönettiği iddiasıyla ABD’ye getirip tutukladı. Yeni yıl yine bizi şaşırtmadı.
Bu ABD, adına yaşanan ilk olay değil. ABD, 1980’lerden bugüne Latin Amerika’da bazı devlet başkanlarını uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla hedef tahtasına koydu. Panama lideri Manuel Noriega, Honduras eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández örneklerdir.
Bu tür operasyonları her anlamda ele alabilirsiniz. Diğer ülke üzerinde egemenlik kurma, uluslararası hukuku güç merkezinde yorumlama, enerji kaynaklarını yönetme ve enerji piyasasına hâkim olma, uyuşturucu trafiğini engelleme vb.
Bunlar içerisinde en önemlisi uluslararası hukuku güç merkezinde yorumlamadır. BM Antlaşmasının ilk maddesi uluslararası barış ve güvenliği korumayı, uluslar arasında, halkların hak eşitliği ve kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesi ilkesine saygılı olmayı ifade eder. İkinci maddesinde ise tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesine vurgu vardır.
Bu kavramlar dikkate alındığında ABD’nin bu harekâtı, uluslararası hukuka, BM sistemine ve halkların egemenliği anlayışına aykırıdır. “Güçlünün haklı olduğu” bir anlayış tüm dünyayı........
