menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke İttifakı ve güvenlik paktları

53 0
10.08.2026

Geçtiğimiz haf­ta Türkiye, Su­udi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mek­ke Ortak Savunma Anlaşması” bölge dengeleri açısından kritik bir önem taşı­yor. Anlaşmaya gö­re imzacı ülkeler­den birine yapılmış saldırı hepsine karşı ya­pılmış sayılıyor ve kolektif savunma taahhüdü devre­ye giriyor. Türkiye masaya NATO’nun en güçlü ordu­larından birisini ve aske­ri teknolojik kapasitesini, Pakistan nükleer gücünü, Suudi Arabistan ise ekono­mik ve siyasi ağırlığını ko­yuyor.

Suudi Arabistan ile Pa­kistan arasında önceden imzalanan birlikteliğe Türkiye’nin de eklenmesi, doğal olarak ittifakın sa­vunma kapasitesini kat­layarak artıran bir faktör. Mısır’ın ittifaka katılması halinde Doğu Akdeniz’den Hint Okyanusuna kadar uzanan bir hatta, güç den­gelerini değiştirebilecek bir savunma mimarisi şe­killenecek. Lakin bu birlik­telik doğal olarak her fırsat gibi içerisinde kendine öz­gü riskleri de barındırıyor.

İçinde yer aldığımız dö­nem, tüm dünyada ittifak­ların yeniden yapılandırıl­dığı, dostlukların ve düş­manlıkların tazelendiği, belirsizliğin sistemin ana karakteri haline geldiği bir zamanın ruhunu yansıtı­yor. Bu öyle yeni bir ruh da değil; daha önce test edildi, sonuçları yaşandı. 20. yüz­yılın başlarında I. Dünya Savaşına giden yolun taşla­rını, kendini tehdit altında hisseden ülkelerin ittifak arayışları döşemişti.

O günlerde de ittifak­lar tıpkı bugünkü gibi, sa­vaşmak değil savaşı dur­durmak için kuruluyor­du. Fransa ve İngiltere, Almanya’nın yükselişin­den korkuyor; Almanya ise kendisini düşman güçler tarafından kuşatılmış hise­diyordu. Fransa’ya güven­miyor, İngiltere’nin küre­sel emperyal etkinliğinden rahatsız oluyordu. Çarlık Rusyası, Balkanlardaki nü­fuzunu kaybetmekten, Os­manlı ve Avusturya-Ma­caristan ise imparator­luklarının dağılmasından kaygılanıyordu.

Uluslararası ilişkiler ala­nında “Thukydides Tu­zağı” dediğimiz şey haya­ta geçmişti. Yeni yükselen güçler hakim gücün konu­munu tehdit etmeye başla­dığında güç geçişi ile korku birleşerek savaş ortamı­nı inşa etmeye başlamıştı. Almanya ve İtalya’nın........

© Dünya