Zam yapılmadı diye işe gitmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Çalışma hayatında ücret artışları, özellikle asgari ücret güncellemelerinin ardından daha fazla tartışma konusu haline geliyor. Her yılbaşında belirlenen asgari ücret yalnızca asgari ücretle çalışanları değil, daha yüksek ücretle çalışan birçok kişiyi de dolaylı biçimde etkiliyor.
Çünkü ücret dengesinin korunması beklentisi çoğu işyerinde gündeme geliyor. Bu noktada uygulamada sıkça sorulan bir soru ortaya çıkıyor: “Maaşıma zam yapılmadı” diyerek işe gitmeyen bir çalışan kıdem tazminatı alabilir mi? İşveren böyle bir durumda nasıl hareket etmelidir? Bu sorunun cevabı, hem çalışan hem de işveren açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur. Çünkü yanlış bir işlem, haklı durumda olan işvereni bile hukuken haksız konuma düşürebilir.
2026 yılı asgari ücreti ve hukuki çerçeve
-Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’de uygulanmaya başlayan asgari ücret:
-Brüt: 33.030 TL olarak belirlenmiştir.
İş hukukunun temel kurallarından biri şudur: Hiçbir çalışan asgari ücretin altında bir ücretle çalıştırılamaz. Bu durum hem kanuni hem de anayasal koruma altındadır. Dolayısıyla asgari ücretle çalışan bir işçinin ücretinin, yeni belirlenen asgari ücretin altında kalması halinde işverenin bu ücreti güncellemesi zorunludur.
Asgari ücretin altında ücret ödenirse ne olur?
Bir işçinin ücretinin asgari ücret artışı sonrasında asgari ücretin altında kalması, işçi açısından önemli bir hak doğurur.
-ücretinin kanuna aykırı şekilde eksik ödendiğini ileri sürebilir
-iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir
-ve kıdem tazminatına hak kazanabilir
Çünkü iş hukukunda ücretin eksik ödenmesi, işçi için haklı fesih sebebi olarak kabul edilir. Dolayısıyla asgari ücretli bir çalışanın ücretinin asgari ücret seviyesine çıkarılmaması halinde işçi açısından haklı fesih hakkı doğabilir.
Asgari ücretin üzerinde maaş alanlar için durum
Uygulamada asıl tartışma, asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanlar bakımından ortaya çıkar.
Asgari ücrette önemli bir artış yapıldığında bazı çalışanlar kendi ücretlerinin de benzer oranda artırılmasını bekleyebilir. Ancak hukuki açıdan bu beklenti her zaman bir zorunluluk doğurmaz.
İş hukuku bakımından:
-Asgari ücretin üzerinde ücret alan bir çalışanın maaşına ayrıca zam yapılması kanunen zorunlu değildir.
-İşveren ücret politikasını belirleme konusunda belirli bir serbestliğe sahiptir.
Dolayısıyla bir çalışanın, sırf “maaşıma zam yapılmadı” gerekçesiyle işi bırakması kural olarak haklı fesih sebebi oluşturmaz. Zam almayan işçi, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir zam taahhüdü yoksa genellikle kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak, eşit davranma ilkesi ihlal edilmişse, sözleşmede zam maddesi varsa veya maaş asgari ücretin altına düşmüşse, işçi haklı fesih ile kıdem tazminatını talep edebilir. Bu nedenle çalışan, yalnızca zam yapılmadığını ileri sürerek işten ayrıldığında çoğu durumda kıdem tazminatına hak kazanamaz.
İşe gitmeyen işçi için devamsızlık hükümleri
İş Kanunu’na göre bir işçi;
-Ardı ardına iki iş günü,
-Bir ay içinde üç iş günü,
-Veya bir ay içinde tatil gününden sonraki iş günü iki kez mazeretsiz şekilde işe gelmezse, işveren açısından haklı nedenle fesih imkânı doğabilir.
Bu tür fesihler, İş Kanunu’nda ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık kapsamında değerlendirilir. Bu durumda işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse, işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz.
Ancak uygulamada çoğu uyuşmazlık devamsızlığın kendisinden değil, işverenin izlediği prosedürden kaynaklanır.
İşveren haklıyken nasıl haksız duruma düşebilir?
Devamsızlık nedeniyle fesih yapılırken usul hataları ciddi hukuki riskler yaratabilir. Örneğin;
-Devamsızlık tutanaklarının tutulmaması
-İşçiye mazeret bildirme imkânı tanınmaması
-Devamsızlık günlerinin açık şekilde belgelenmemesi gibi durumlarda mahkemeler işverenin fesih işlemini ispat açısından zayıf bulabilir. Bu nedenle işverenin süreci dikkatli yürütmesi gerekir.
Devamsızlık halinde işverenin izlemesi gereken yol
Devamsızlık tutanakları düzenlenmeli.
İşçinin işe gelmediği her gün için ayrı ayrı tutanak tutulmalıdır. Bu tutanaklarda tarih, saat ve devamsızlık tespiti açık biçimde belirtilmeli, mümkünse tanık imzaları bulunmalıdır.
İşçiye mazeret bildirme imkânı tanınmalı
Uygulamada en sağlıklı yöntem, işçiye noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesidir.
İhtarnamede devamsızlık günleri belirtilir ve işçiden mazeretini belgelendirerek açıklaması istenir. Noter ihtarı kanunen zorunlu olmasa da, işverenin iyi niyetli hareket ettiğini gösteren önemli bir delil niteliğindedir.
Fesih süresi kaçırılmamalı
İş Kanunu’nun 26. maddesi gereği işveren, devamsızlık olayını öğrendikten sonra 6 iş günü içinde haklı fesih hakkını kullanmalıdır. Bu süre geçirilirse devamsızlığa dayanarak haklı fesih yapılması zorlaşabilir.
Fesih gerekçesi açık yazılmalı
Fesih bildiriminde devamsızlığın açık şekilde belirtilmesi gerekir. Örneğin:
“İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca mazeretsiz devamsızlık nedeniyle iş sözleşmeniz haklı nedenle feshedilmiştir.”
Sonuç olarak; Zam almayan işçi, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık bir zam taahhüdü yoksa genellikle kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak, eşit davranma ilkesi ihlal edilmişse, sözleşmede zam maddesi varsa veya maaş asgari ücretin altına düşmüşse, işçi haklı fesih ile kıdem tazminatını talep edebilir.
Sözleşme Bağlayıcılığı: İş sözleşmesinde (bireysel veya toplu) zam oranı belirlenmişse ve bu uygulanmazsa işçi haklı fesih yapıp tazminat alabilir.
Eşit Davranma İlkesi: İşveren benzer işi yapan diğer işçilere zam yapıp, geçerli bir neden olmaksızın belirli bir işçiye zam yapmazsa, işçi ayrımcılık tazminatı ve kıdem tazminatı talep edebilir.
Asgari Ücret Sınırı: Yapılan zam oranı düşük olsa bile, işçinin maaşı asgari ücretin altına düşmüyorsa veya maaş hiç artmıyorsa bu durum tek başına haklı fesih sebebi sayılmaz.
Haklı Fesih Şartı: Tazminat için işçinin en az 1 yıllık çalışmasının olması ve sözleşmeyi "haklı nedenle" feshettiğini noter aracılığıyla bildirmesi gerekir.
Özetle, sadece "zam oranını beğenmeme" istifa sayılır ve tazminat hakkı doğurmaz, ancak somut bir haksızlık (sözleşmeye aykırılık/ayrımcılık) varsa tazminat alınabilir.
2026 yılı itibarıyla net 28.075 TL olarak belirlenen asgari ücretin altında bir ücretle çalıştırma mümkün değildir. Böyle bir durumda işçi, ücretinin eksik ödendiğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Buna karşılık asgari ücretin üzerinde maaş alan bir çalışanın ücretine zam yapılmaması, tek başına haklı fesih sebebi sayılmaz. Bu nedenle yalnızca bu gerekçeyle işe gitmemek çoğu durumda kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
Ancak devamsızlık nedeniyle fesih yapılırken işverenin izleyeceği hukuki prosedür büyük önem taşır. Tutanakların düzenlenmesi, işçiye mazeret bildirme imkânı tanınması ve fesih süresinin kaçırılmaması gibi adımlar doğru şekilde uygulanmazsa, haklı olan işveren dahi hukuken haksız duruma düşebilir. Çalışma hayatında çoğu zaman belirleyici olan yalnızca kimin haklı olduğu değil, haklılığın doğru şekilde ortaya konulmasıdır.
