menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vicdan, maliyet ve siyasetin sınavı

13 22
23.02.2026

Türkiye’de emekli­lik tartışmaları ar­tık sadece “kim ne zaman emekli olacak?” sorusu değil. Asıl mesele; sosyal güvenlik sisteminde ada­let algısı, öngörülebilirlik ve mali sürdürülebilirlik arasındaki dengeyi kura­bilmek.EYT düzenleme­siyle birlikte 8 Eylül 1999 ve öncesinde ilk defa si­gortalı olanlar için yaş şar­tı kaldırıldı. 4A (SSK) kapsamında işe giriş tarihine göre 5000 ila 5975 prim gününü tamamlayanlar yaş bekleme­den emekli oldu. Bağ-Kur ve Emek­li Sandığı tarafında ise yaş şartı ol­maksızın kadınlar 7200 gün, erkekler 9000 gün primle emeklilik hakkı elde etti. Bu düzenleme çıktı, uygulandı ve artık sistemin bir parçası haline geldi. Bugün tartışma EYT değil.

Asıl gerilim: 9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası

EYT sonrasında en çok ses çıkaran grup, 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında ilk kez sigortalı olanlar, yani “kademeli emeklilik” bekleyenler.

Bu grubun temel itirazı şudur:

8 Eylül 1999’a kadar yaş şartı yok­ken, 9 Eylül 1999’dan itibaren bir anda kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş şartı­nın başlaması adil midir?

Bugünkü sistemde bu tarihler ara­sında sigortalı olan kişiler için kural nettir:

Bir gün geç sigortalı olmak, kişiyi yaş şartı olmayan sistemden çıkarıp 58–60 yaş beklemek zorunda olan sis­teme sokuyor. Bu da bazı kişiler için emekliliğin 15–17 yıl ötelenmesi anla­mına geliyor.

Buradaki tartışma teknik değil, geçişin sertliğiyle ilgilidir.

“Bir kademe olmalıydı” diyenle­rin itirazı da tam olarak budur.

2008 reformu: Kademeli geçiş var

1 Mayıs 2008 sonrası sistem tekrar değişti. Yaş şartı 65’e doğru yükseltil­di. Ancak burada önemli bir fark vardı:

Geçiş kademeli yapıldı.

Bir anda herkes 65 yaşına çıkarıl­madı. Kadınlar için 58’den başlayarak, erkekler için 60’tan başlayarak yaş sı­nırı yıllar içinde 65’e doğru yükseldi.

Dolayısıyla 2008 sonrası sistemde ani bir kopuş değil, planlı bir geçiş ta­sarlandı. Bugün 1999–2008 arası gru­bun beklentisi de benzer bir geçiş mo­delidir.

CHP’nin kanun teklifi: Niyet anlaşılır, metin sorunlu

Cumhuriyet Halk Partisi 2023 yı­lında bu konuya ilişkin bir kanun teklifi sundu. Teklifin amacı, 9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası sigortalı­lar için yaş ve prim şartlarını sigorta başlangıcına göre kademelendirmek.

Ancak teklif metninde önemli tek­nik hatalar bulunuyor.

Teklif başlangıç tarihini 8 Eylül 1999 olarak ele alıyor. Oysa 8 Eylül 1999’da sigortalı olan kişi zaten EYT kapsamındadır. Örneğin 5975 günle emekli olmuş bir EYT’liye bu teklif te­orik olarak “6250 günü tamamla” de­miş oluyor. Bu, kazanılmış haklara do­kunan ve teknik olarak ciddi sorun ya­ratabilecek bir düzenleme olur.

Bu açık bir tarihsel hatadır.

2-Kendi içinde çelişki

Teklifte bir maddede:

* 8 Eylül 1999 – 31 Aralık 2000 ara­sında işe başlayanlar kadın 43, erkek 45 yaş 6250 prim günü deniyor.

Ancak bir sonraki maddede:

* 1 Ocak 2000 – 31 Aralık 2000 ara­sında işe başlayanlar yine 43–45 yaş Ancak prim 6325 gün

Aynı yıl için iki farklı prim gün şar­tı öngörülmüş oluyor. Bu da metnin teknik olarak özenli hazırlanmadığını gösteriyor.

Elbette bunları “düzeltilebilir hata” olarak değerlendirebiliriz. Ancak sos­yal güvenlik gibi milyonları ilgilendi­ren bir alanda tarih, kapsam ve geçiş hükümleri kusura yakın olmamalıdır. Aksi halde teklif daha tartışma aşama­sında güven kaybeder.

22.11.2023 tarihinde , CHP Grup Başkanı Manisa Milletvekili Özgür ÖZEL , CHP Grup Başkanvekili Mer­sin Milletvekili Ali Mahir BAŞARIR , CHP Grup Başkanvekili İstanbul Mil­letvekili Gökhan GÜNAYDIN , CHP Grup Başkanvekili Afyonkarahisar Milletvekili Burcu KÖKSAL tarafın­dan verilen KADEMELİ EMEKLİLİK YASA TEKLİFİ

* 8 Eylül 1999 ile 31 Aralık 2000 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadınlarda emeklilik yaşı 43, erkek­lerde 45 ve her iki cins için 6250 prim günü şartı aranır.

* 1 Ocak 2000 ile 31 Aralık 2000 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 43 yaş, erkek 45 yaş ve 6325 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2001 ile 31 Aralık 2001 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 43 yaş, erkek 45 yaş ve 6400 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2002 ile 31 Aralık 2002 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 43 yaş, erkek 45 yaş ve 6475 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2003 ile 31 Aralık 2003 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 44 yaş, erkek 46 yaş ve 6550 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2004 ile 31 Aralık 2004 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 45 yaş, erkek 47 yaş ve 6625 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2005 ile 31 Aralık 2005 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 46 yaş, erkek 48 yaş ve 6700 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2006 ile 31 Aralık 2006 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 47 yaş, erkek 49 yaş ve 6775 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2007 ile 31 Aralık 2007 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 48 yaş, erkek 50 yaş ve 6850 prim günü gerekir.

* 1 Ocak 2008 ile 30 Nisan 2008 ta­rihleri arasında işe başlayanlar için; kadın 49 yaş, erkek 51 yaş ve 6925 prim günü gerekir.

Bu noktada eleştiri iki tarafa da yö­neliktir.

EYT çıkarılırken daha kapsamlı bir geçiş planı yapılabilirdi.

1999–2008 arası grup için ileride oluşacak talepler öngörülebilirdi.

Bugün iktidar cephesinden kade­meli emekliliğe dair net bir çalışma açıklanmıyor. Beklenti var, talep var, fakat kamuoyuna sunulmuş ayakları yere basan bir model yok.

Kanun teklifi vermek sadece gün­dem oluşturmak değildir. Aynı zaman­da “iktidara geldiğimizde bunu uygu­layacağız” demektir.

Bu nedenle verilen her teklif siyase­ten bağlayıcıdır. Metinler seçim vaadi mantığıyla değil; aktüeryal denge, büt­çe etkisi, iş gücü piyasası ve kuşaklar arası adalet dikkate alınarak hazırlan­malıdır.

Sosyal güvenlik sistemi, popüler si­yaset alanı değildir. Burada yapılacak bir hata yıllarca telafi edilemez.

Makul kademe nasıl olur?

Kademeli emeklilik mümkün mü­dür? Evet, mümkündür.

Ancak bazı şartlarla:

1-EYT kapsamına dokunmamalı.

2-Ani sıçramayı yumuşatmalı ama er­ken yaşta emekliliği teşvik etmemeli.

3- Maliyet hesabı şeffaf yapılmalı.

4-2008 sonrası sigortalılar için yeni bir adaletsizlik üretmemeli.

5-Geçiş açık, sade ve çelişkisiz yazıl­malı.

Yaklaşık 1999–2008 arasında sigor­talı olan milyonlarca kişiyi ilgilendi­ren bir düzenleme yapılacaksa, bunun mali ve toplumsal sonuçları net he­saplanmalıdır.

Son söz: Vicdanı da maliyeti de birlikte konuşalım

9 Eylül 1999 sonrası sigortalı olan­ların itirazında bir vicdani yön var. Geçişin sertliği adalet algısını zedeli­yor.

Ancak sosyal güvenlik sistemi sa­dece vicdanla yönetilemez. Mali den­ge, bütçe sürdürülebilirliği ve kuşak­lar arası yük paylaşımı da hesaba ka­tılmak zorundadır.

Kademeli emeklilik olabilir. Ama bu, popüler bir vaatten çok, teknik olarak sağlam bir reform olmalıdır.

Muhalefet yapacaklarının sözünü vermeli, herkese mavi bocuk dağıt­manın maliyeti iktidara geldiklerinde başlarına dert olabilir.

Yaklaşık olarak 3 milyon 800 bin sigortalıyı çok yakından ilgilendi­ren kademeli emeklilik seçimlere doğru daha fazla gündem olacaktır.


© Dünya