Sahte sigortalılık ve emeklilik iptali konusunda bilinmesi gerekenler
Son dönemlerde sık sık sahte sigortalılık ve buna bağlı olarak bu günlerin silinmesi ve emeklilik iptalleri konusunda haberler duyuluyor.
Sahte Sigortalılık Konusunu ve bu konu hakkında bilinmesi gerekenleri sizin için hazırladım.
Sahte sigortalılık nedir?
Sahte sigortalılık, bir kişinin bir işyerinde fiilen çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi gösterilmesidir.
Bu durum genellikle şu şekillerde ortaya çıkıyor:
-Eş, dost veya akraba işyerinde “hatır için” sigortalı gösterilme
-Hiç tanımadığı bir işyerinde aracıya para vererek sigorta yaptırma
-Kâğıt üzerinde var olan ama gerçekte faaliyet göstermeyen şirketler üzerinden bildirim yapılması
-İşyerine hiç gitmeden, görev yapmadan sigortalı görünme
Bu tür kayıtlar ilk etapta sistemde görünse de, denetim sırasında “fiili çalışma yok” tespiti yapılırsa geçersiz sayılıyor.
Eksik prim gününü tamamlamak ya da avantajlı emeklilik şartlarını korumak için başvurulan sahte sigortalılık, kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede ağır sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü sistemde görünen her gün geçerli sayılmıyor; esas olan fiili çalışma. Yıllar sonra gelen bir denetim, emeklilik dahil tüm hakları tartışmalı hale getirebiliyor.
Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminde en çok yanlış anlaşılan konulardan biri, sigorta günlerinin “görünmesi” ile “geçerli olması” arasındaki fark. Birçok kişi e-Devlet’te hizmet dökümünde günlerini gördüğü sürece güvende olduğunu düşünüyor. Oysa sosyal güvenlik hukukunun temel kuralı açık:
Sigorta, bildirimle değil, fiili çalışmayla kazanılır.
Bu nedenle, bir işyerinde gerçekten çalışmadan sigortalı gösterilen kişilerin kayıtları, aradan yıllar geçse bile denetime takılabiliyor. Üstelik bu durum yalnızca sigortalılık sürelerinin silinmesiyle sınırlı kalmıyor; emeklilikten sağlık harcamalarına kadar geniş bir alanda ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Sigortalılık iptali mi, emeklilik iptali mi?
Kamuoyunda sıkça kullanılan “emeklilik iptali” ifadesi çoğu zaman teknik olarak doğru değil. Çünkü süreç genellikle şöyle işliyor:
-Önce kişinin belirli dönemlerdeki sigortalılığı geçersiz sayılıyor
-Ardından bu günlere dayanarak yapılan emeklilik hesabı bozuluyor
-Sonuç olarak bağlanan aylık kesilebiliyor
Yani asıl mesele emekliliğin kendisi değil, emekliliğin dayandığı sigortalılık süresinin gerçek olup olmadığıdır.
“Günlerim görünüyordu” demek neden yeterli değil?
Vatandaşların en çok sorduğu soru şu:
“Benim günlerim sistemde görünüyordu, neden şimdi iptal ediliyor?”
Çünkü sistemde bir kaydın görünmesi, onun hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez. SGK dnetimleri çoğu zaman sonradan yapılır.
-Şikâyet üzerine incelenebilir
-Vergi ve ticaret sicili kayıtlarıyla karşılaştırılabilir
-Adresinde bulunmayabilir
-aaliyetsiz çıkabilir
-Gerçek dışı çalışan sayısı bildirmiş olabilir
Bu tür durumlar ortaya çıktığında, geçmişte bildirilen sigortalılık süreleri de yeniden değerlendirilir.
Sigortalılık neden iptal edilir?
Sahte sigortalılık şüphesi doğuran ve iptale yol açabilen başlıca nedenler şunlardır:
-Fiili çalışma olmaması
Kişi işyerinde hiç çalışmamıştır.
Eş, dost veya akraba işyerinde çalışmadan sigortalı gösterilmiştir.
-Aracı üzerinden sigorta
Bir ücret karşılığında tanınmayan bir işyerinden sigorta yapılmıştır.
-İşyerinin gerçekte faal olmaması
Şirket kâğıt üstünde vardır ancak faaliyet yoktur.
İşyeri bildirilen adreste bulunmamaktadır.
-Şüpheli çalışan sayısı
Geliri olmayan işyerinde çok sayıda sigortalı gösterilmektedir.
-Ücret ve kayıt eksikliği
Banka ödemesi, bordro ve çalışma izleri bulunmamaktadır.
Emeklilikten sonra neden sorun çıkıyor?
Birçok kişi, “Madem sorun vardı, neden emekli ederken tespit edilmedi?” diye soruyor.
Ancak denetim mekanizması her zaman başvuru anında tamamlanmayabilir. Bazı durumlar:
-Sonradan gelen ihbarlarla
-Toplu işyeri incelemeleriyle
-Vergi ve ticaret kayıtlarının kontrolüyle ortaya çıkabilir.
Bu nedenle emekli aylığı bağlanmış olması, dosyanın tamamen kapandığı anlamına gelmez.
Gerçekten çalıştıysanız ne yapmalısınız?
Şayet kişi gerçekten o işyerinde çalıştıysa, sigortalılığın iptali hatalı olabilir. Bu durumda hak arama yolu açıktır.
Ancak burada kritik nokta şudur: İspat şarttır.
Mahkeme sürecinde şu tür deliller önem kazanır:
-Banka üzerinden maaş ödemeleri
-Bordrolar ve puantaj kayıtları
Eğer fiili çalışma ispatlanabiliyorsa, sigortalılık yeniden geçerli sayılabilir.
Sahte sigortalılığın faturası neden ağır?
Sahte sigortalılık tespit edildiğinde sonuçlar sadece gün silinmesiyle sınırlı kalmaz.
Geri istenebilecek başlıca kalemler şunlardır:
Geçersiz günlerle bağlanan maaşlar geri alınabilir.
Emeklilik statüsüne bağlı ödemeler iade edilebilir.
Tedavi ve ameliyat masrafları talep edilebilir.
Haksız alınan ödenekler faiziyle geri istenebilir.
-Diğer sosyal ödemeler
Çeşitli yardımlar ve ödemeler incelemeye alınabilir.
Üstelik bu geri ödemeler faiziyle birlikte talep edilir.
İnsanlar neden sahte sigortalılığa yöneliyor?
Bu durumun arkasında çoğu zaman bilinçli bir kötü niyet değil, yanlış yönlendirme ve sistemsel nedenler bulunuyor.
-Eksik prim günü olanlar
-4A statüsünden emekli olmak isteyenler
-İsteğe bağlı sigortanın Bağ- Kur kapsamında değerlendirilmesinden çekinenler daha “avantajlı” olduğunu düşündükleri bu yola yönelebiliyor.
Ayrıca sahte sigortalılık sistemi, isteğe bağlı primden daha düşük maliyetli gibi sunularak cazip hale getiriliyor.
-10.2008 tarihinde yapılan yasa değişikliği sahte sigortalılığın önünü açtı!
Ülkemizde 1.10.2008’e kadar isteğe bağlı 4/A SSK ve 4/B Bağ- Kur statüsünde prim ödenebiliyordu.
-10.2008’de isteğe bağlı 4/A SSK kaldırıldı. Emeklilikte son 2520 güne bakılarak hangi statüden emekli olunacağı belirleniyor. 4/A SSK’dan emekli olmak Bağ-Kur’a göre daha avantajlıdır. Bu avantajı elde etmek isteyenler 4/A SSK primini çalışma olmaz ise tamamlayamıyorlar. İsteğe Bağlı 4/A şeklinde ödeyemiyorlar, bu nedenle sahte sigortalılığa yönelerek 4/A’dan emekli olmak istiyorlar.
Eskiden olduğu gibi isteğe bağlı 4/A prim ödeme hakkı geri verilirse sahte sigortalılık sorunu çözülmüş olur ve bu durumda vatandaşlar ve SGK zarar etmez.
Asıl risk: Ucuz çözümün pahalı sonucu
Sahte sigortalılık çoğu zaman şu şekilde pazarlanıyor: “Daha az para ver, seni sigortalı gösterelim.”
Ancak bu yaklaşımın iki büyük riski var:
-Ödenen paranın SGK’ya gidip gitmediği belirsizdir
-Görünen günlerin ileride geçerli sayılmama ihtimali vardır
Sonuçta kişi, kısa vadede kazanç sağladığını düşünürken, uzun vadede çok daha büyük bir borçla karşılaşabilir.
Sahte sigortalılık, bir çözüm değil; gecikmiş bir risktir.
Bugün sorunsuz görünen bir kayıt, yarın tüm emeklilik planını bozabilir.
Bu nedenle herkesin aklında olması gereken en temel gerçek şudur: Sigorta, sistemde görünmekle değil; gerçekten çalışmakla kazanılır.
Emeklilik konusunda işin uzmanlarından ya da Alo 170 SGK hattından ve Sosyal Güvenlik Kurumu İl ve İlçe Müdürlüklerinden destek almak yararınıza olacaktır.
