menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanayide alarm çanları çalıyor

9 0
31.07.2026

Geçen hafta İkinci ISO 500 incelemesinin sonuçları üzerine bir yazı yazmış ve ekonomide genel olarak işlerin iyi gitmediğine vurgu yapmıştık. Makro verilere bakıldığında yetkililer bu iddianın tersini söyleyebilirler. Zira geleneksel olarak Türkiye ekonomisinde sanayinin yerini günümüzde büyük ölçüde hizmet-inşaat-ve- ticaret faaliyetleri almış durumda. Büyük ölçüde ekonomik büyümenin kaynağını da hizmetler oluşturmakta.

Defalarca yazdığımız gibi hizmetleri çok fazla dışlamadan sanayinin ciddi manada gözetilmesine ihtiyacımız var. Özellikle çok büyük miktarlarda kaynak açığı olan bir ekonomide şu anda turizm dışında hizmetler bu açığı kapatacak durumda değil. O nedenle sanayinin sağlayacağı ihracat gelirleri ile döviz tasarrufu sağlayacak sanayi yatırımlarının teşvik edilmesi önemli.

Maalesef Türkiye ekonomisinde sanayinin payı ’lerin altına düşmüş durumda. 1960’larda ekonomik yapı bakımından Türkiye’ye benzeyen Güney Kore’de bu oran zaman zaman 0’lara yaklaşmış ve ülkenin sermaye birikimine önemli katkılarda bulunmuştu. Ülkemizde ise sanayinin yapı hiçbir zaman bu boyutlara ulaşmadı.

Yeterli tasarruf edemeyen bir ekonomi

Türkiye özelinde bunun birçok sebebi var elbette. Bunlardan en önemlisi ülkenin büyük tasarruf açığına sahip olmasıdır. Öte yandan Güney Kore gibi ülkelerde tasarruf fazlasının olması sanayi çekişli büyümenin bir nedenidir. Türkiye’nin artık kronik hale gelmiş olan tasarruf açıkları ister istemez güçlü........

© Dünya