menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanatın stratejik gücü: Amerika örneği

12 0
10.04.2026

Çağdaş sanatla iletişim kurmaya başla­dığım 1970’lerin sonlarından itibaren, sanatın bireylerin kişisel gelişiminde ne kadar güçlü bir yol gösterici olduğunu fark ettim. Aynı etkinin yalnızca bireylerle sı­nırlı kalmadığını; kurumlar ve hatta ülkeler üzerinde de belirleyici bir rol oynayabile­ceğini anlamam çok uzun sürmedi.

Bu çerçevede düşündüğümde, sanatın, toplumların iletişim ve gelişim süreçlerin­deki etkisinin özellikle Amerika açısından ne kadar belirgin olduğunu görmek beni önce şaşırttı, ardından bu gerçeği bu kadar geç fark etmiş olmam hayıflandırdı.

Kıta olarak keşfedildiği dönemden 19. yüzyılın sonlarına kadar kimliğini inşa et­meye çalışan, önemli savaşlardan geçmiş ve ekonomik olarak güçlenmeye odaklan­mış bir ülkenin, sanatın toplumsal etkile­rini derinlemesine irdelemeye pek vakit bulamamış olması bana oldukça anlaşılır geldi.

Bu konuyu biraz daha derinlemesine dü­şünürken aklıma S. N. Behrman’ın yazdığı ve Raffi Portakal’ın Türkçeye kazandırdı­ğı “Duveen, Antikacıların Piri” kitabı geldi.

Joseph Duveen, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında Londra, Paris ve New York üçgeninde faaliyet gösteren, Amerikan eli­tinin Avrupa sanatına erişimini........

© Dünya