menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mağara duvarından tuvaldeki sanata

56 0
21.08.2026

İnsanlık tarihi boyunca kendimize sorduğumuz en kadim so­rulardan biri şudur: Bizi biz yapan, bizi doğadaki diğer tüm canlılardan ayıran temel unsur nedir? Alet yapabilme yetene­ğimiz mi, yoksa somut dünyayı soyut simgelere dönüştürme gücümüz mü? Bu sorunun cevabını hep çok uzaklarda aradık. Batı tarihçileri her zaman olduğu gibi kendi örneklerini bizlere empoze ettiler. Şimdi kime sorsanız ilk örnekler olarak Fran­sa’daki Lascaux mağaralarını gösterir.

Ben de yönümü Doğu Anadolu’muzda, Malatya ve çevresin­deki sarp kayalıklara çevirdiğimde, binlerce yıl öncesinden bi­ze fısıldayan sessiz ama güçlü bir tanıklıkla karşılaştım.

Hedefimde niye mi Malatya vardı? Rahmetli babam Ali Du­ran’ın ailesi, babam henüz 6 yaşındayken, 1924 yılında Ma­latya’nın Kozluk Köyü’nden İstanbul’a göç etmiş. Hani bizde adettir ya, sorarlar: “Hemşehrim, nerelisin?” diye. Ben de kök­lerimden dolayı “Malatyalıyım” derim.

Geçenlerde aklıma takıldı: Malatya’da sanatın hikâyesi na­sıl ve nerede başlamıştı? Biraz araştırayım dedim. Karşıma öylesine ilginç bilgiler çıktı ki bunları sizlerle de paylaşmak istedim.

Kozluk Köyü’müzün biraz kuzeybatısında bulunan Ansır (Buzluk) Mağaraları’ndan Palanlı civarındaki kaya sığınakla­rına uzanan o ilk izler... Günümüzden yaklaşık 5.000 ila 10.000 yıl önce, bu topraklarda yaşamış insanlar, mağara duvarlarına kazıdıkları ya da doğal pigmentlerle resmettikleri o figürlerle bize bir şeyler anlatmaya çalışmışlar. Gelin, bu büyüleyici yol­culuğa birlikte çıkalım ve o ilk çizimlerin nasıl olup da bugün galerilerde, müzelerde karşılaştığımız "sanat" olgusuna dö­nüştüğünü adım adım inceleyelim.

İlk çizimler: Bir sanat isteği mi, varoluşsal bir ihtiyaç mı?

Günümüzün estetik kalıplarıyla yaklaşarak bu mağara re­simlerini gördüğümüzde aklımıza ilk gelen şey onların birer "sanat eseri" olduğudur. Ancak dönemin koşullarına biraz da­ha derinlemesine baktığımızda durumun oldukça farklı oldu­ğunu görürüz. Neolitik dönem insanlarının zihninde, bugün anladığımız anlamda sergilenmek, estetik haz uyandırmak ya da bireysel bir........

© Dünya