Gayrimenkulden uzaklaştık, altına yatırımı artırdık
Enflasyon beklentilerinde sektörler arası ayrışma devam ediyor. On iki ay sonrasının yıllık enflasyon beklentisi ağustosta, temmuzdaki eğilimin tersine bir kırılma yaşayarak piyasa profesyonellerinde düşerken, hane halkı ve reel sektörde yönünü yeniden yukarı çevirdi. Hane halkı gelecek dönemde en çok gıda ve yakıt fiyatlarının artmasını bekliyor, gayrimenkulden uzaklaşma, altına yatırım eğilimi güçleniyor.
Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliği ile ve her ay üç farklı eğilim anketine verilen yanıtların ağırlıklandırılması ve istatistiksel analizi ile oluşturduğu sektörel enflasyon beklentileri raporunun ağustos ayı sonuçlarını yayımladı. Buna göre 12 ay sonrasının yıllık enflasyon beklentisi önceki aya göre, piyasa katılımcılarında 0,26 puan düşüşle yüzde 23,69’a gerilerken, reel sektörde 0,30 puan artışla yüzde 32,80’e ve hane halkında 0,64 puan artışla yüzde 45,58 düzeyine yükseldi. Hane halkının önceki ay itibarıyla son beş yılın en düşük düzeyine inmiş olan 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ağustosta yeniden yükselişe geçti. Ekonomi modellerini ve dönemsel riskleri takip eden piyasa profesyonelleri önceki ay temkinli bir refleksle tahminlerini yukarı taşırken, normalde bu konuda en katı olan hane halkı artan iyimserlik dozu ile beklentisini aşağı çekmiş, reel sektörün beklentisi de düşüşe devam etmişti. Ağustos anketinde ise iyimser ve kötümser beklentiler yer değiştirdi.
Piyasa uzmanları ile vatandaşlar arasında temmuzda 21 puana kadar inmiş olan enflasyon beklentisi farkı ağustosta 21,9 puana yükseldi. Söz konusu fark geçen yıl ağustos ayı itibarıyla 31,2 puandı.
Beklenti farkının nedeni
2023 ortalarından bu yana sürdürülen dezenflasyon programında en büyük handikap hane halkının yüksek seviyelerdeki beklenti katılığı olmaya devam ediyor. Hane halkının enflasyon beklentisinde son üç aydır yaşanan kesintisiz düşüş trendi, ağustostaki artışla kesintiye uğramış oldu. Vatandaşlar enflasyonu, piyasa profesyonellerinin aksine anlık makro verilerle değil; gıda, kira, akaryakıt, yaz turizmi harcamaları ve yaklaşan okul sezonu öncesi eğitim maliyetleri gibi satın alma sıklığı yüksek zorunlu harcamalar üzerinden hissediyor. Temmuz ayında satın alınan dezenflasyonist iyimserlik, ağustos ayındaki sıcak etiket gerçekliğine çarparak yerini temkinli bir kötümserliğe bıraktı.
Reel sektör ve iş dünyası temsilcileri ise vergi düzenlemeleri, enerji, hammadde, lojistik ve işçilik maliyetlerini doğrudan göğüsleyen kesim olarak kendi tedarik zincirlerine bakıyor. Sıkılaşma politikalarına rağmen yaz aylarındaki operasyonel harcamalar ve operasyonel maliyet artışları, firmaların 12 ay sonrası için........
