menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırmızı sistemlerden yeşil raporlar çıkar mı?

22 0
21.02.2026

PwC Türkiye Şirket Ortağı SELİM ELBAN

Davos 2026’nın en hararetli başlıklarından biri, artık kim­senin görmezden gelemeyeceği bir gerçeği ortaya koyuyor: Şirketle­rin değeri sadece kârlarıyla değil, iklim, çevre ve toplum üzerindeki etkileriyle ölçülüyor. ESG (çevre­sel, sosyal, yönetişim) göstergeleri ve sürdürülebilirlik raporları; ya­tırımcıların, kredi verenlerin, dü­zenleyicilerin ve hatta tüketicile­rin karar süreçlerinde belirleyici hale geliyor.

Fakat bu raporlar konuşulurken, asıl kritik soruya yeterince odak­lanılmıyor: “Bu sürdürülebilirlik raporlarında yer alan rakamların kaynağı ne kadar güvenilir?

Sürdürülebilirlik raporları bir “kurumsal vitrin”e dönüşürken, o vitrinin arkasındaki asıl altyapı yani Bilgi teknolojileri (BT) ve ve­ri süreçleri çoğu zaman görünmez kalıyor. Oysa bu görünmeyen kı­sım, raporların güvenilirliğini ve dolayısıyla şirketin itibarını belir­leyen temel unsurlardan biri.

Bugün bir şirketin sürdürülebi­lirlik raporuna baktığımızda; kar­bon emisyonlarından enerji tü­ketimine, iş kazası sayılarından kadın yönetici oranına, etik ihlal bildirimlerinden tedarik zinciri verilerine kadar geniş bir yelpaze­de rakamlar görüyoruz. Bu rakam­ların büyük çoğunluğu doğrudan dijital sistemlerden geliyor:

● Çevresel (E) göstergeler: Fabrikalardaki enerji tüketimi, üretim hatlarındaki sensörler ve otomasyon sistemlerinden; emis­yon hesaplamaları, ölçüm cihaz­ları ve izleme yazılımlarından; su kullanımı, atık miktarı ve geri dö­nüşüm oranları tesis yönetim sis­temlerinden geliyor.

● Sosyal (S) göstergeler: Çalı­şan sayısı, cinsiyet dağılımı, eğitim saatleri, İK sistemlerinden; iş ka­zaları, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yazılımlarından; tedarikçi değer­lendirmeleri ve sosyal........

© Dünya